MANEVİYAT EKSENİNDE BAKIM
VE
MANEVİ SOSYAL HİZMETLER
Sema SAĞLIK KURTULUŞ
ÖZET
Multidisipliner bir özellik taşıyan manevi bakım modeli, bütüncül bakım anlayışının can suyu olma özelliğine sahiptir. Bu çalışma bireylere sağlanacak moral ve manevi desteğin önemini ve niteliğini ortaya koymayı hedefleyerek; bakıma muhtaç özürlü, yaşlı, kronik hastalara uygulanacak, manevi ihtiyaçlarını karşılayacak bir bakım modelini anlatmaktadır. Prof. Dr. Ali Seyyar tarafından geliştirilen manevi bakım modeli milli kültürümüze uygunluğuyla sosyal ve manevi bakım uygulamalarına yeni açılımlar getirmektedir. Bakım hizmetlerinin direkt olarak ilgi alanına giren manevi bakım modeli, sadece aynı kültür coğrafyasında yaşayan Müslümanların değil, insanın manevi bir varlık olduğu gerçeğinden yola çıkarak, yaradılış maksadına uygun bir hayat sürmek isteyen tüm bakıma muhtaç bireylerin maneviyatlarına saygı gösteren, tevhit inancının ve sosyal gerçekliğin dışında manevi dünya görüşünün uzandığı sınırları ve ötesini göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Maneviyat, Manevi Bakım, Manevi Sosyal hizmetler…
ABSTRACT
Having multidisciplinary features, spiritual care is one of the fundamental models in wholistic care concept. This study not only aims to emphasize the importance and character of spiritual support given to the individual, but also defines a model of care which could be given to the elderly, the chronic patients and the depicted who need medical care in order to supply their spiritual needs. The spiritual care model, developed by Prof. Dr. Ali Seyyar, brings a new insight to our practices of social and spiritual care in respect to its convenience to our national culture. Included in the service of care, this model covers the borders where there is respect to the spirituality of all the people who require special care, who desire to lead a life in accordance with the Creation, where there is spiritual world view except from faith in unification and the social realities.
Key Words: Spirituality, Spiritual care, Moral Social services
1.GİRİŞ
Bu bölümde bireyin manevi değerlerinin sosyal hizmetlerle bir ilişkisinin olup olmadığı, sosyal hizmetlerin manevi değerlerinin ilişkisinin ve bireye katkısının manevi bakım perspektifinden duruşu incelenmeye çalışılmıştır.
İnsanın biyolojik olarak gelişimi doğumundan yaşamının sonuna kadar devam eden ilerleyici bir dönemi kapsamaktadır. İnsanı sosyal ve kültürel bir varlık haline getiren, yaşadığı çevredir. Bir bütünlük içinde insan, tüm boyutlarla sürekli olarak etkileşen bir varlıktır. Bu etkileşimler her alan için farklı olduğu gibi, her birey içinde farklı özelliklerdedir. Her insan içinde yaşadığı kültürel yapı, dil ve iletişim biçimleri, sağlık, inanç ve uygulamaları, gelenekleri gibi birçok alanı kapsayan özelliklere sahiptir. Bu nedenle insan değerlendirilirken; kültürel, psikolojik, biyolojik, sosyal ve manevi boyutları ile bir bütün olarak ele alınmalıdır. Literatür incelendiğinde manevi boyutun tanımında tam olarak görüş birliği yoktur. Latince’ de hayatın niteliğini geniş bir konseptte ele alan ve “nefes almak”, “hayatta olmak” anlamlarına gelen “spiritus” kelimesinden gelmiştir. Daha geniş anlamıyla hayatı hissetmektir (Ewen, 2004; Gürol, 2004).
Maneviyat özeldir. Maneviyat bireye ve ailesine hastalık durumunda veya ölümle sonuçlanabilecek güç durumlarda bazı duygularına yönelik uygulama sağlar. Sağlıkla ilgili beklenmeyen değişiklikler sıklıkla hastalarda ve ailelerinde yasamın anlamını ve amacını sorgulama, hastalıkta umut etme şeklinde yansımalara neden olur. Yansımalar manevi inanışlar olarak karşımıza çıkmaktadır ve acı çekme durumlarında bireyin baş etme mekanizmalarından birisi olmaktadır (Callister, 2004). Bu inanışlar, bireyler için sağlığını kaybettiğinde daha önemli hale gelerek; hastalıklarını kabul etmelerine ve gelecek için plan yapmalarına yardım eder. İnançları, bireylerin bağlı bulundukları düşünceleri, görüşleri, öğretileri ve yaşam biçimini etkileyerek; davranışlarına rehberlik eder. Bu durumda bireye manevi bakım uygulanmasındaki amaç, sadece fiziksel iyiliği için yardım etmek değil; aynı zamanda beden, akıl ve ruh dengesini sağlamak olmalıdır. Dengesizlik bozulduğunda sosyal hizmetler çerçevesinde profesyonel destek hizmetleriyle, bireyi uzaktan ya da yakından bakıma muhtaçlık sorunuyla karşı karşıya getirecektir. Bakıma muhtaçlık, bireyin yaşından bağımsız olan tarafsız bir kavramdır ve normal kabul edilen durumlardan az veya çok sapan durumlarla açıklanmaktadır. Bu durum bazen kişinin en yakınını kaybetmesi, sevdiklerinden uzaklaşması, yalnızlığa itilmesi ve başkalarına sürekli olarak bağımlı duruma düşmesi anlamlarına geldiği için, bakıma muhtaçları tedirgin edebilmekte, ümitsizliğe sevk edebilmekte ve manen sarsabilmektedir.
Manevi sosyal hizmetler kendini manen iyi hissetmeyen, ümitsizliğe ve manevi hastalıklara yakalanmış, inanç ve düşünce sapkınlığında olan kişilerin yeniden eski sağlıklarına kavuşmalarına yönelik manevi telkin ve terapi yöntemlerini geliştirir. Sorunları çözmede ve sosyal uyumunu kolaylaştırmada kendisine katkı sağlayabilecek manevi bakım, bireye yaşamın anlamı ve değeri üzerinde sunduğu bilgilerle yaşam amaçlarını ve sorumluluklarını daha iyi belirlemesine katkı sağlamalıdır. Bireye sosyal hizmet faaliyetlerinin milli ve manevi değerleri uygulanmalıdır. Başka bir deyişle, sosyal hizmet anlayışını başta ruh olmak üzere; akıl, irade, kalp, vicdan gibi manevi haslet ve kaynaklarına yönelerek biçimlendirmek manevi sosyal hizmetlerin temel felsefesi olmalıdır.
Manevi boyutuyla sosyal hizmet, toplumun, grupların, bireyin sosyal işlevselliklerinin ve maneviyatının güçlendirilmesi, hayata bağlılıklarının arttırılması, iç dünyasıyla barışık olması, manevi sapmalarını ve korkularını gidermesi amacıyla yürütülen birey odaklı bütüncül hizmetlerdir (Ewen, 2004).Bireyin iyilik halinde olması için, fiziksel, sosyal ve ruhsal sağlığının yanı sıra manevi sağlığının da değerlendirilmesi gerekir. Manevi bakım, bütüncül bakımın temel parçasıdır ve insanın bütünlüğü düşünüldüğünde, tüm boyutlarının dengeli olduğunda sağlıklı olmasından söz edilebilir.
2. MANEVİYATIN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ
Batı tarzında maneviyatta, mutlak manada dini bir unsurun bulunması şart değildir; ancak dini duyguların, maneviyatın dışında düşünülmesi gerekmemektedir. Bu bağlamda ICF1 gerekli görüldüğü yerlerde; “Ruhani değerler ve ilahi güçlerle bağlantı kurmak, mana bulmak ve kendini gerçekleştirnek için dini veya manevi faaliyetlere, düzenlemelere ve uygulamalara katılmak.” Şeklinde tanım yapmıştır. Dua okumak, ilahi dinlemek, camiye gitmek, ruhani düşüncelere dalmak gibi dini ve manevi faaliyetleri buna dâhil edebiliriz (ICF 930). Her türlü düşünceyi içine alan maneviyat, Allah’a teslimiyete dayanan kuvvetli bir iman, hakikati bulma ümidi, iç dünyasında ilahi bir yolculuktur.
Maneviyatın Doğası: Manevi gereksinimler ve psikososyal gereksinimler, fiziksel gereksinimlere göre daha sosyal ve karmaşık olup aynı zamanda ölçümü güçtür. Bu sebeple bireyin sağlık bakımında daha net ve kolaylıkla ölçülebilen fiziksel gereksinimler öncelikle ele alınmakta, buna karşın manevi gereksinimler gözden kaçabilmektedir. Ancak bireyin manevi gereksinimlerinin de tanımlanması ve gerekli bakımın sağlanması oldukça önemlidir. Bakıma muhtaçların manevi yüklerini hafifletmeyi ve huzurlarını sağlamayı hedefleyen manevi bakım hizmetlerine gereksinim vardır. Manevi gereksinimler; bireyin manevi yoksunluğunu azaltacak, manevi gücünü destekleyecek gereksinimlerdir. Bireyin üstün güçle dinamik ilişkisini sürdürmesi için gerekli faktör veya faktörlerdir. Yalnız fiziksel gereksinimlere göre soyut ve karmaşık olması sebebiyetiyle, bireyin bakımında açık olan ve kolaylıkla ölçülebilen fiziksel gereksinimler öncelikle ele alınmakta, buna karşılık manevi gereksinimler gözden kaçabilmektedir (Aydın, 2003). Bunun için öncelikle, maneviyatın ne olduğu ve bireyler tarafından nasıl ifade edildiği bilinmelidir. Günümüz literatüründe pek çok tanım hem maneviyatı tanımlamaya yardımcı olmakta hem de manevi gereksinimler arasındaki farklılıkları ortaya koymaktadır (Bayık; Ergül, 2004).
Ross’ a göre(1994), Simsen (1985) maneviyatı; “Bireyin, maddenin ötesinde ilişki olduğu her şey ve bunların temel anlamlarına ilişkin içsel kaynaklarının toplamı” biçiminde tanımlamaktadır. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde maneviyat; “maddi olmayan manevi şeyler (görülmeyen, duyularla sezilebilen, soyut, tinsel)” olarak tanımlamıştır (TDK, 2003).
Oldnall (1996)’ ın da dediği gibi maneviyat, bireye yardım eden güç; içerisinde hissettiği ruh; insanın yaşamına anlam kazandıran inanç ve değerlerdir. Öyleyse manevi bakım, kültür coğrafyasında yaşayan bütün bakıma muhtaç kişilerin manevi değerlerine saygı gösteren evrensel bir modeldir. Tanımlardan da anlaşılacağı üzere maneviyat destek, umut sağlar ve hayattan bir anlam, amaç ve yol bulmayı içerir. Hayatlarını değiştiren olaylar sırasında insanlar genellikle rahatlık, umut ve stresten kurtulma için maneviyata yönelirler. Birçok araştırmacı maneviyatı insan olmanın önemli bir parçası ve diğer bütün insan boyutları ile ilişkili ve bağlantılı olarak ele almaktadır. Bir hastalık krizi sırasında başa çıkmanın önemli bir parçası olabilir ve birinin tepkisini pozitif yönde etkileyebilir. Maneviyat, hastalık zamanlarında bireyin “kendi” nin tanımlamasına yardımcı olabilir. Bir kişinin üst güç olarak algıladığı birisiyle ya da Allah’la kişisel ilişkisi destek sağlayabilir ve pozitif sonuç için bir umut kaynağı olabilir. Tüm bu tanımların içeriği, bireye vereceği manevi bakımda amaçlarını ve yapacaklarını açıkça ortaya koymaktadır (Hutchinson, 1997).
Bireyin manevi yönü fiziksel, duygusal, sosyal yönü kadar önemlidir Manevi yönü gelişmiş bireylerin fiziksel, duygusal, sosyal yönden daha sağlıklı olduğu yönünde pek çok araştırma sonucuna rastlanmaktadır. Bu bireylerin ümit düzeyleri yüksek, depresyon ve izolasyon eğilimleri düşük olabilmektedir. Stresle daha iyi baş edebilmekte, neticesinde yaşam kalitesini yükseltebilmektedir. Böyle olmasına nazaran günümüzde sosyal hizmetler; bireyin bu yönünü göz ardı etmekte veya bu yönde bakım verme konusunda büyük bir eksiklik yaşamaktadır.
Her milletin kendi iç dinamiklerine bağlı olarak benimsediği sosyo-kültürel değerlerinin toplamı toplumsal boyutuyla manevi değerlerin bir dış yansıması olarak karşımıza çıkabilmektedir. Zaman zaman dini boyut olarak düşünülen maneviyat; aslında ayrı ayrı olgulardır. Üst düzeyde inanma gücü olarak güç oluşturma, kutsal olma ya da enerjinin sonsuz gücü olarak tanımlanır. Örneğin, Allah’a inanan bir kişi için Allah ona güç veren, kutsal olan, “Allah” veya “Üst Güç” olarak kabul edilir. Din ise ibadet sisteminin organizasyon biçimidir ve temel inançlar, törenler ve uygulamalarla ilgilidir2 (Öz, 2003). Maneviyat, tüm bireylerde mevcut olup, görünmeyen bir Tanrı, mutlak gerçek veya kişinin üstün olarak nitelendirdiği herhangi bir bireysel değerden kaynaklanan iç huzuru ve gücü olarak kendini gösterebilir. Manevi boyut aşk, umut, inanç, güven, ilham varlığını gösteren duyguları uyandırır ve varlığın sebebini ve anlamını oluşturur. Birey duygusal stres, fiziksel hastalık veya ölüm olaylarıyla karşılaştığı zaman özellikle manevi boyuta odaklanır.
Bir bireyin varoluşunun tüm boyutlarını korumasında, sürdürmesinde veya elde etmesinde ona yardımcı olmak, manevi bakımın temelini oluşturan unsurlardır. Bu unsurlar Varoluşçuluk’ a göre evrensel bir olgudur, yani hepimizde mevcuttur (Macquarrite, 1972). Bu yüzden hepimiz bu eşsiz potansiyeli hayata geçirmeye muktediriz. Bu potansiyel bizi hayatın anlamını ve amacını bulmaya teşvik eder. Yani varoluşçuluk, inanmayan insanların bile iç huzur arayışı içinde olduğunu savunur. Dolayısıyla ister dindar olsun, ister inanmayan olsun, insanoğlunun manevi ihtiyaçları olduğu görülür.
Hardy (1979)’e göre dini farkındalık veya maneviyat insan türüne özgüdür ve de biyolojik olarak hayata tutunma değeri olduğu için değer bulmuştur. Hay (1994) ise maneviyatın teorik bir inançtan ziyade algısal bir deneyim olduğunu savunur. Hardy, böyle bir deneyim tamamen doğaldır hipotezini geliştirirken Hay, psikoloji, hayvan davranışları, psişik araştırmalar ve antropolojiden yararlanmıştır. Hay’ in araştırmalarına göre, insanların en ufak bir duygusal stres, fiziksel hastalık veya herhangi bir tür kriz anında genellikle manevi farkındalıkları artar. Ancak bu durum sıklıkla kişisel bir sır olarak kalır; çünkü başkalarının bu durumla dalga geçmesinden, kişiyi aptal gibi görmesinden korkulur (Hay,1987).
Manevi Temelller: Hıristiyan bakış açısıyla yazan bazı yazarlar, etken manevi inancın ve manevi uygulamaların, başlı başına birer umut kaynağı olduğunu iddia ederler. (Bradshaw 1994; Carson 1989; Shelley& Fish,1998). Ne var ki bazı inananlar dua etme, ibadet etme, ilahi dinleme veya televizyon, izleme radyodaki dini programlarını dinleme, dini gruplara katılma gibi faaliyetlerde yer alabilirler. Bu faaliyetlerde yer alanlar ile manevi bakımı verecek olan kişi arasındaki olumlu ilişki, hastanın fikirlerini, korkularını, kaygılarını dile getirmesine yardımcı olacak ve böylece bakıma muhtaç kendi maneviyatını yeni bakış açılarıyla değerlendirebilecektir. İç huzurunu bulabilecek, inançlarından kuvvet alabilecektir.
Öğrenme Süreci: Manevi bakım verecek kişilerdeki iletişim kurma ve danışma verme becerilerini ‘deneysel’ (Harrison ve Burnard 1993, Burnard 1990, Knowles 1980 ) ve öğrenci merkezli öğrenme (Rogers 1984) teknikleri ile geliştirilebilir. Mesleki yeterlilik, sosyal psikoloji, özürlülük, bakıma muhtaçlık ve bakım organizasyonu gibi konular ele alınarak manevi bakım programı oluşturulabilir. Rotterdam İslam Üniversitesi 3; 25 Nisan 2011 tarihinde spesifik İslami değerler üzerinden konulara yaklaşarak hem geniş, hem de özel anlamda manevi bakımın özelliklerini okutmak için “İslami Manevi Bakım” programını açmıştır. İslâm Üniversitesi, bir Avrupa Üniversitesi olarak Hollanda'da İslâm dinine dayalı bir eğitim vermekte ve bir ilke imza atmaktadır. Hollanda toplumunda İslâmî ilimlerin akademik seviyede okutulmasını hedefleyen İslâm Üniversitesinin müfredatında, İslâm dünyasında kabul görmüş ilmî metot ve gelenekler önemli bir yer tutmaktadır.
3. MANEVİ BAKIM
Sosyal hizmetlerin uzmanlarının manevi bakım vermelerini profesyonel ve etik olarak sorumluluk olarak görüyorsak, kişinin maneviyatının ve manevi bakım verme konularının tanımlanması da sosyal hizmet uzmanlarının eğitiminin sorumluluğunda görüyoruz. Aslında eğitim maneviyatın hissedilmesiyle baslar. Prof. Dr. Ali Seyyar; maneviyat ve manevi bakım kavramlarının sosyal hizmet eğitim programına entegrasyonunu açıklamıştır. Ross (1996)’ da manevi bakımın öğretilmesi modelini önerir. Fakat onun sorusu manevi bakım öğretilebilir mi? Yoksa sosyal hizmet uzmanının kişisel özellikleri ile daha mı fazla tanımlanabilir?
Ross (1996), bu kavramların akademik olarak öğretilmesi yerine öğrenilmesinin, bir başka değişle fark ettirilmesinin daha iyi bir model olduğunu savunurken, McSherry (2000), maneviyat ve manevi bakım kavramlarının öğrenilmesi karmaşık ve farklı kavramlar olduğunu bu nedenle geleneksel eğitim teknikleri ile öğretilerek, uygulama ortamında konuya ilişkin öğrencinin farkındalığının arttırılmasını önermektedir. Narayasamy (1999), ASSET (Maneviyat ve manevi bakım eğitiminde eyleme geçme) modeli ile manevi sosyal hizmet eğitiminde manevi bakım eğitim modeli oluşturmuştur. Modelin içeriği Tablo 1 ‘de açıklanmıştır (Ergül, 2005; Pesut 2002). Bu modelin eğitim içeriği, maneviyatın kavram olarak geniş boyutlarıyla anlaşılması, konuyla ilgili kişisel farkındalığın gelişmesi, manevi bakımının manevi boyut kapsamında tanılama, planlama, uygulama ve değerlendirmeden oluşur. Bu eğitim içeriğinin deneyerek, uygulamalı öğretim teknikleri ile öğrenciye kazandırılması sonucu öğrencide farkındalık sağlanıp, uygun bilgi ve beceriler (iletişim becerileri, güven ilişkisi kurma, umut verme, destek olma) kazandırılması sonucunda bireye bu bakımın istendik biçimde sunulması amaçlanmaktadır.
Farklı görüşteki yazarların fikir birliği içinde oldukları temel nokta; manevi bakımın verilebilmesi için, maneviyatın boyutları ile ilgili yeterince bilgi sahibi olması gerektiği ve kendi manevi dünyasının, değerlerinin, inançlarının, farkında olması gerektiğidir. Manevi bakım verecek kişinin bu yeterliliğe sahip olmaması, bakım verdiği kişinin manevi gereksinimlerini tanılamasında güçlük yaratacaktır. Bu konuda ağırlık kazanan görüş, gerekli bilgi ve beceriyi örnek vaka çalışmalarıyla maneviyat kavramının temel teorilerini ve manevi bakımın ilkelerini anlamasıyla kazanabileceği yönündedir. Bu anlamda maneviyata ilişkin farkındalığının ve kişisel gelişiminin değerlendirilmesi de oldukça zordur. Değerlendirme, uygulama ortamında bu konulara ilişkin ortaya çıkan durumlar karsısında öğrencinin gerçekleştirdikleri tutum ve girişimlerin sonucunda yapılabilir (Collister, 2004).
Tablo 1. ASSET Modeli (Narayasamy, 1999)
|
Yapısal İçerik |
Süreç |
Çıktı |
|
|
|
|
|
Kişisel Farkındalık |
Aşağıdaki konularla ilişkin deneyerek öğrenme |
Değerleri ortaya çıkarma; duyarlılık ve tolerans |
|
Maneviyat |
Maneviyat kavramının farklı perspektiflerden tanımlanması. Maneviyatı geniş boyutlu değerlendirme |
Manevi boyutlarına ilişkin uygulamaları öğrenebilme. |
|
Manevi boyutu |
Tanılama |
Bireyin manevi gereksinimlerini tanılama yeteneği. |
|
|
Planlama |
Bu gereksinimlere yönelik girişimleri Planlama. |
|
|
Uygulama
Değerlendirme. |
Yeterli danışmanlık verme. Olumlu ilişkisi Sosyal hizmetlerin manevi boyutlarının bakımda etkin bir şekilde kullanılmasında adaletli olma
Kaliteli bakım verme: manevi bütünlük, manevi sıkıntıdan kurtarma, rahatlama |
|
|
|
|
3.1. Manevi Bakım Stratejileri
Kişiler arası bağlantı, yakınlarla ve diğerleriyle anlamlı paylaşımlar kişiler arası bağlantı anlamına gelir. Örneğin; aile içindeki uyum, destek kişiye umut ve güç verir ki bunlar da maneviyatın temel gerekleridir.
Gamsız olma, zevk, eğlence ve neşe gibi özelliklerde ortaya çıkmaktadır ve bunlar ister sözel ister bedensel olarak çok rahat ifade edilebilir. Manevi bakımda kişi gamsız olmaya teşvik edilebilir. Bu kişilerarası iletişim kurma yolu sağladığı için terapi gibi olabilir. Böylece kişi beden fonksiyonlarındaki kötüleme ve duygusal karmaşa durumlarıyla baş etme yolu bulur. Manevi bakımı veren kişi bakıma muhtaç kişinin kararlılık, cesaret veya iç huzuru gibi kişisel özelliklerini ön plana çıkartabilir. Bakıma muhtaca huzur ve sükûnet arayışında destek olmak, onun iç huzuru bulmasına yardımcı olur. İç huzuru bulmaya faydası dokunacak bir kaç ayet şöyledir: Şura süresinin 48. ayetinde insanın başına gelen musibetin “kendi eliyle işlemiş olduğu günah” yüzünden meydana geldiği açıkça beyan edilmektedir.
“Biz insana tarafımızdan bir nimet tattırdık mı o bununla ferahlanır. Fakat insan kendi ellerinin kazandığı yüzünden başına bir kötülük gelirse, o vakit insan, nimetlerin hepsini unutan bir nankördür.”
Arz ettiğimiz bu ayetten açıkça anlaşılmalıdır ki Allah; kendi yaptıkları inkâr, şirk, nifak, isyan ve hatalar nedeniyle musibetlere, belalara, azaba ve helake maruz bırakmaktadır. Mesela; bir şahıs yıkılacak bir balkona çıksa ve balkon yıkılsa, düşüp bacağı kırılsa kabahat kimindir? Elbette yıkılacak balkona çıkanındır. Bu bir takdirdir. Ancak o kişi yanlış hareketi ile buna sebep olmuştur. Hatanın cezasını bacağı kırılmak suretiyle ödeyecektir. Yani hatasının cezasını çekecektir. “Başınıza her ne musibet gelirse kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir.” 4 buyurmuştur. İşte insan, bu emirlerin tersine hareket eder, kötü işler yapar, gerekli tedbirleri almazsa elbette başına gelenler kendi hataları yüzünden olacaktır. Bu hataların cezasını da kendisi çekecektir. Bu dünya bir imtihan dünyasıdır. İnsan hayatı boyunca imtihan altındadır. İnsana düşen görev, bu imtihandan başarı ile çıkmaktır. Bu sebeple insan; hadiselerden, musibetlerden, engellilikten ibret almalıdır. Musibetler, gaflette olan insanın uyanması için, “Bir musibet bin nasihatten evladır.” denmiştir (Karagöz,1996).
Ulaşılabilir hedeflerden, kişisel hedefler, anlam arayışında güçlü birer etkendir ve umudu canlı tutarlar. Kişinin hedeflerini gerçekleştirmesine düşüncelerini netleştirmesine yardımcı olmak umut duygusunu canlandırmak demektir.
3.2. Manevi Bakım Vermek İçin Gerekli Beceriler
Manevi bakım uygulamalarında şu beceriler gereklidir:
• İletişim becerileri,
• Güven oluşturma,
• Umut verme.
• Kendi içinde diğer insanlara ve üstün güce yönelik inanç ve
güven duyma.
İletişim Becerileri: Manevi bakım için en temel gereklilik yargılamadan dinlemeyi becerebilmektir. Bakıma muhtaç kişinin sadece düşünce ve duygularının yükünden kurtulmak için konuşmak istediği zamanlar olur. Onu dinleyecek en ideal kişi manevi bakımı veren kişi olmalıdır. Bu yüzden manevi bakım verecek kişinin koşulsuz olarak bakıma muhtaç kişiyi kabul etmesi ve onun manevi duygu ve düşüncelerini ifade edebilmesi için doğru ortamı oluşturabilmesi gerekebilir.
Güven Oluşturma: İletişim becerilerinin yanı sıra, manevi bakımı verecek kişi güven oluşturma stratejilerini de benimsemiş olmalıdır. Bu karşısındakine içten bir ilgi ve alaka gösterebilmekle olur. Verilen sözlerin tutulması, gizliliğin korunması, ihtiyaçlarının sağlanmaya çalışılması hastaya güven verir.
Umut Verme: Maneviyatın önemli bir parçasıdır umut; ancak birbirimize kolaylıkla verebildiğimiz bir şey değildir. Yalnız bakıma muhtaçların umutlarını yeşertebilmek için çaba gösterilmelidir. Bunu yapacak en ideal kişi manevi bakımı veren kişidir. (Naraya…1994) Bakıma muhtaç, korkuları ile konuşmaya teşvik edilebilir. Güzel günlere dair anılarını canlandırabilir. Hayatta istediğini elde ettiği, umutsuzluğunu yendiği, başarısızlıkların üstesinden geldiği anlar hatırlatılabilir.
Hert’ e göre umut yeşertme stratejileri manevi bakımın bir parçası olarak kullanılabilir. Herth, manevi bakım verecek insanların, bireye umut verme konusunda grup çalışmalarına katılabileceklerinden de bahseder.
İnsan yaratılış olarak çok kuvvetli olmasına rağmen iç dünyasında bir dayanağa hep ihtiyaç duyduğu kesindir. Bu bilgiyi bazen vahiy, bazen rüya, bazen telkin olarak görmekteyiz. Bunların her birine de maneviyat demekteyiz.
3.3. Manevi İnanç ve Değerler
Manevi inançları olan birey, bedensel, zihinsel, duygusal, sosyokültürel ve manevi boyutları olan bir bütün ise; bu bütünün oluşturan boyutları da birbirinden ayrı düşünülmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Yapılan çalışmalarda manevi boyutun sağlık, iyilik ve yaşam kalitesi üzerine açık etkisi olduğu ortaya konulmuştur (Coyle 2002; Wright 2002; Ergül ve Bayık 2004; Govier 2000). Manevi inanç ve değerler, herhangi bir doktrinle ilgisi bulunmaksızın ahlaki, insancı ve varoluşsal konulara olan duyarlılığı önemser. Ayrıca güçlü dini inançları olmayan kişilerin de manevi boyutlarının var olduğu, manevi değer ve inançların bir varlık ya da güce inancın çok ötesinde bir olgu olduğu; sağlık, günah, ölüm ve ölüm sonrası yaşam ve başkalarına karşı sorumluluk, bağlılık, merhamet, empati, inanç, akrabalık v.b. konularındaki inançları içerdiği bilinmektedir (Çetinkaya ve Ark.2007; Kostok 2007).
Manevi değerler, kişisel ve toplumsal boyutuyla yansımakta kişilerin birlik içinde yaşamalarını sağladıkları için, sosyal sermayeye de katkı sağlamaktadır. İstikrar ve güven içinde manevi değerlerini rahatlıkla yaşayabilen insanların harici sosyal ve manevi faydaları da yüksek olacaktır. Maneviyatı yüksek olan insanlar sabırlı, azimli, kararlı olur. Hayatın kendine sunduğu her türlü engeli aşmak için mücadele eden, bu mümkün değilse de engellerle birlikte yaşamayı kabul eden maneviyat odaklı insanlar, ferah yürekli, geniş görüşlü ve uyumlu hasletleriyle hem kendileriyle, hem de toplumla barışık olabileceklerdir.
Manevi Bağ: İnsan manevi âlemlerden tamamen kopuk değildir; çünkü kendisi de yaratılışı itibariyle manevi bağa bağlıdır. Manevi bağın bir sosyal, bir de ilahi boyutu vardır. Sosyal boyutu kalpte kurulan irtibat ve ilgidir. İlahi boyutu ise manevi bağ, manen uyanık bir kişinin, Yaratan ve eserleri ile bağlantılı yolları fark etmesi veya Yaratan’ına manen yakın olmasıdır (Seyyar, 2008). Bu manevi bağ kişiyi her türlü kötülükten uzak tutmakla birlikte, ibadetlerine sıkı sıkıya bağlanmasını mümkün kılmaktadır. Uyumlu manevi frekansla bir araya gelmeleri, Allah rızası için sevmeleri neticesinde hissi duyarlılıkları artmaktadır. Manevi sosyal hizmetler ve manevi bakım hizmetleri, çevresindekilerin mutluluğu ve sosyal hayattaki başarılarında manevi bağın fonksiyonunu kabul etmekle birlikte, kişilere bu yönde içsel temizlenme manevi destek hizmetleriyle yardımcı olur. Bu destek sürecinde kişinin tutum ve davranışları Allah’ın rızasını kazanmaya ve toplumun getirdiği ahlakı şartlara uymaya yönelik olacaktır.
Manevi Gelişim: Manevi gelişim, manevi ruhumuzun zenginleştirilmesini ve manevi ihtiyaçlarının karşılanmasını, iman ve ibadetlerle sağlamaktadır. Bir başka deyişle değerler (karakter) eğitimi sürecinde manevi alanda kendini yenilemesini ve fert olmanın ötesinde şahsiyet sahibi olmanın şuuruna varmasıdır. Manevi sosyal hizmetler ve manevi bakım uygulamaları da kişiyi gerçek mutluluğa ulaştıracak yolculuğa çıkarmakta psikososyal yöntemlerle ve manevi rehberlik hizmetleriyle destekçi olmaktadır.
Manevi Gereksinimler: Manevi gereksinimler, fiziksel gereksinimlere oranla çok daha karmaşıktır. Bununla birlikte kişinin manevi gereksinimlerinin tanımlanması ve bu ihtiyacı karşılayacak bakımın sağlanması ancak manevi bakım hizmetleriyle mümkündür. Manevi gereksinimler, tüm insanlar için önemlidir; çünkü beşeri münasebetler yoluyla bu gereksinimlerini giderirler. Renetzky’e göre maneviyat ile ilgili gereksinimler 3’e ayrılmaktadır: Yaratan’a inanma ve güven; hayata ümitle bağlanma; acı çekme ve ölüm kavramlarının anlamı, amacı ve güç bulma gereksinimleridir (Seyyar, 2007).
3. 4. Maneviyatın Kişinin Mutluluğu ve Sağlığı Üzerindeki Etkisi
Batı dünyasında yapılan bilimsel çalışmalar, maneviyatın hayat standartlarını arttırma, hastalığı yenebilme, hastalıklarla yaşayabilme kabiliyeti üzerindeki pozitif etkileri tespit etmiştir. Diğer taraftan madde bağımlılığının önlenmesinde, ağrıların azaltılması veya giderilmesinde, engellerin kaldırılmasında ve moral güçlendirilmesinde %25 azalma olduğu ispatlanmıştır (Başbakkal, 2005).Batı dünyasında maneviyatla ilgili araştırmaları için ABD’de üniversitelere bağlı 70 merkez, maneviyatı ve sağlık, kişisel gelişim ve sosyal hayat üzerindeki etkilerini araştırmaktadır.
Sonuç itibariyle Prof. Dr. Harold G. König şöyle bir tespitte bulunmaktadır: “Araştırmalar, inançla fiziki iyilik hali arasındaki bağlantıyı ortaya koymasına rağmen, maneviyatın psikolojik ve zihni sağlığa faydalarını gösteren deliller daha kuvvetlidir (Camiü-s –Sağir, 2002). Yalnız çalışmalarını İsevi ve Musevi dinine mensup denekler üzerinde yapıldığı için Yaratan’a bağlılık, İslam dinini samimiyetle yaşayan Müslümanlar için de geçerli olacağı açıktır.
İsviçre, St. Gallen Kanton Hastanesi, Psiko-Ontoloji müdiresi, müzik ve Psiko-terapoyt Monika Renz, kanser veya buna benzer ağır hastalıklara yakalanan dindar hastaları üzerinde bir araştırma yapmıştır. Maneviyatı yüksek olan hastaların yarısından fazlasında bedeni sancılarının azaldığı, hastalıklara karşı oldukça barışık olduğu görülmüştür. Monika Renz, bu ilginç sonuçlarını “Sınır Tecrübesi Tanrı: Sancı ve Hastalıkta Manevi Tecrübeler” isimli kitabında belgelemiştir (Renz, 2003). Dini aktivitelere bağlılığın, ortalama ömürle bağlantısını konu edinen, 126 bin denekten oluşan bir araştırmanın sonucunda dini faaliyetlerle geçirilmiş bir ömrün ortalama ömrü uzatan etkisi olduğu ortaya konmuştur (McCullouhg, Hoyt, Larson, Koenig, Thoresen, 2000).
Dr. Jeff Levin “Allah, İnanç ve Sağlık” isimli kitabında 200 fazla çalışmayı inceleyerek aşağıdaki sonuçlara varmıştır (Levin, 2002):
1. İyimserlik ve ümit hastalıklar üzerinde olumlu etkiler bırakmaktadır.
2. İbadetler pozitif hisleri harekete geçirerek, müspet psikolojik değişikliklere ve sağlığın olumlu gelişimine yardımcı olmaktadır.
3. Genellikle dindar insanların hayat tarzları daha sağlıklı cereyan etmektedir.
Camiye, kiliseye, havraya devam eden kişilerin sosyalleşmesi daha fazla olmakta, sosyalleşme de kişide manevi güç kazandırmaktadır. Toplumla beraber sosyal dayanışma içinde yaşamak, sağlık için her zaman iyidir.
4. MANEVİ SOSYAL HİZMET
4.1. Sosyal Hizmet
Sosyal hizmet, genel olarak bireylerin, ailelerin, grupların, toplumların sosyal işlevselliklerinin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen mesleki çalışmalar bütünüdür. Sosyal hizmet birey ve çevresi arasında bir köprü görevi görmekte; etkileşimler sonucu ortaya çıkan sosyal işlevsellikleri etkileyen sorunları ve farklı yaşama durumlarını değerlendiren, ele alan, müdahale yetkisi olan bir meslektir.
Sosyal hizmet mesleği, uyguladığı bütüncül yaklaşım gereği sorunu, sorun sahibinden yalıtılmış olarak ele alamaz. İnceleme, teşhis, planlama, uygulama, değerlendirme aşamalarında da sorun gibi, sorun sahibi üzerinde odaklaşmak gereklidir; çünkü sorunu ortaya çıkaran koşulları yok etmeye çalışmak ve sorun sahibine sorun çözme yollarını göstermek sosyal hizmetin esas görevidir. Bu durumda sorunun kendisi kadar, ortaya çıkan koşullar ve sorun sahibi de sosyal hizmetin odak noktası olmalıdır (Kongar, 2007).
4.2. Manevi Sosyal Hizmet Yaklaşım
Maneviyat yolculuğundaki sosyal hizmetler veya sosyal hizmetlerde manevi çalışma; milli ve manevi değerlere uygun bir tarzda, manevi insan modeline bağlı kalarak sosyal hizmet faaliyetlerinin uygulanmasıdır. Temel dayanak noktası ahlaklı birey yetiştirmeye yönelik sosyal ve manevi eğitimi öne çıkaran manevi sosyal hizmetler, bireyde kalp, vicdan, akıl gibi kaynaklara yönelerek sosyal hizmet anlayışını gerçekleştirmektedir. Manevi boyutuyla bütüncül bakışı yakalamış bir kişi “Ne kadar güzel!” yerine “Ne güzel yaratılmış!”, diyerek hakikati teslim etmiş olmaktadır. “Bütün dertler beni mi bulur!” demek yerine “Her dert gördüğümüz, bir hayır ihtiva eder.” denmelidir. Dolayısıyla bireyde iç barışı, toplumda sosyal barışı sağlama adaleti de tesis edeceğinden, sosyal hizmet uygulamalarına maneviyat eksenini kazandırmak gerekir. Aksi taktirde toplumu manevi boşluk içine itecek, vakalar kötüye sapma eğilimi gösterecek ve birey toplumdan uzaklaşacaktır.
Manevi sosyal hizmet yaklaşımına geçmeden önce “maneviyat” kavramına bakmakta fayda vardır. Maneviyat, Tarhan’ın da dediği gibi ; “Maddenin arka planı, onun anlam boyutudur. Soyut kavramlar somut algılara anlam katar. Bildiğimiz her şeyi, her cismi, soyut kavramlarla oluştururuz. Soyut ve sembolik düşünce, her şeyin gerçek doğasını ortaya çıkarır.” Ancak maneviyatın herkesin zihninde farklı çağrışımlar yapması da normal karşılanmalıdır.
“Dolayısıyla bireyin, yaşamın anlamını ve amacını yakaladığı yer onun manevi alanıdır. Bu alan inanılan üstün güç ile kurulan öznel ve gizil ilişki ya da bireyin doğayla, sanatla, müzikle, ailesiyle, sosyal çevresiyle kurduğu, değer ve inanç atfettiği bir ilişki de olabilir.” (Tuncay, Sağlık ve Toplum Dergisi).
4.3. Manevi Sosyal Hizmetlerin Kanuni Dayanağı
Manevi sosyal hizmetler, mesleki faaliyetlerini insanların sadece ihtiyaç için değil; insanların en tabi hakkı olduğu gerçeğini yansıtır. Manevi sosyal hizmet mesleğinin ilgi alanına giren her durum hak kavramı niteliğini taşımaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982)’ nın Başlangıç kısmında insanların sadece maddi boyutuyla değil, manevi yönden de geliştirilmesi yönünde açıklama yapmaktadır. “Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak, milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu “ ifadesi, insanların manevi gelişim içinde bulunduklarını açıkça belirtmektedir. “Devletin Temel Amaç ve Görevleri” kısmında kişilerin manevi gelişimlerine yönelik somut bir açıklama yapılmaktadır. Devletin amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyet’i ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan, sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları oluşturmaya çalışmaktır (T.C. Anayasası, 1982).
Bu sebeple kişilerin manevi gelişimine yönelik şartları hazırlamak; uygun manevi sosyal hizmet programları belirlemek ve uygulamak anayasal bir görevdir. Diğer bir deyişle, sosyal devlet vatandaşlarının manevi huzur içinde yaşamalarına yönelik gerekli tedbirleri almak mecburiyetindedir.
Yirmi birinci yüzyılda bilimin insanın bireysel ve sosyal hayatına yansımaları her geçen gün artmaktadır. Bilimdeki bu değişimin en çok etkileyeceği bilim, hiç kuşkusuz ki sosyal bilimlerdir. Sosyal bilimlerin fonksiyonu, neden sonuç ilişkisi içerisinde toplumsal olayları açıklamak ve genel yargılara ulaşmak günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Artık toplumsal alandaki olay ve olgulara ilişkin tek bir gerçeklik ya da tek bir doğru yoktur. Çoklu gerçeklikler; farklı ve çeşitli algılar söz konusudur (Yıldırım ve Şimşek, 2008).
Sosyal hizmetler kavramı 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’nda;
“Kişilerin ve ailelerin kendi bünye ve çevre şartlarından doğan veya kontrolleri dışında oluşan maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına, sosyal sorunların önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olunmasını ve hayat standartlarının iyileştirilmesi ve yükseltilmesini amaçlayan sistemli ve programlı hizmetler bütünü” olarak tanımlanmaktadır.”
Tanımdan da anlaşılacağı üzere vurgulanan manevi yoksunluk yardıma muhtaç penceresinden bakıldığında önemli bir ihtiyacı vurgulamaktadır. Sosyal risklerle baş etmeye çalışan yoksul aileler, özellikle korunmaya muhtaç çocuklar, bakıma muhtaç özürlüler, yaşlılar, kronik hastalar, şiddete uğrayan kadınlar manevi desteğe daha çok ihtiyaç duymaktadır. Maneviyat ve başa çıkma arasında olumlu ilişki tespiti sonradan özürlü olan 23’ü erkek, 6’sı kadın, 29 genç üzerinde araştırılmıştır. Bu araştırmaya göre özürlü gençler arasında sakat kalmayla ilgili kanaatin Tanrı ile ilgili olduğu düşünülmüştür. Sakatlıklarının dini içerikli olup, Tanrı’nın iradesinin bir parçası olarak değerlendirilmiştir ( Kula, 2005). Sosyal risklere maruz kalmış bireyler manevi desteğe daha çok ihtiyaç duymaktadırlar. Manevi sosyal hizmet uygulayıcıları kişiye, ailesine ve topluma manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinde bulunarak, bireyin sorunlarına destek olacak şekilde manevi gelişimini sağlamalıdır (Şeker, 2008).
5. TÜRKİYE AÇISINDAN MANEVİ SOSYAL HİZMETLERİN HEDEFİ
Ülkemizde manevi bakım kavramı henüz çok yenidir. Manevi Bakım ve Bakıma Muhtaçlık olgusu 2005 tarih ve 5387 sayılı Özürlüler kanununda ilk kez tanımlanan Bakıma Muhtaçlık özürlü kavramı ekseninde bir anlam kazanmıştır. Batı dünyasında ise hastalık, sakatlık, yaşlılık, özürlülük türlerine bağlı olarak ortaya çıkan bakıma muhtaçlık gibi olumsuz şartlar altında yaşayanlar, manevi bakım ve destek hizmetlerine en çok ihtiyaç duyduklarından dolayı Tıbbi Sosyal Hizmetler odaklı manevi bakım modelleri, özellikle bu sosyal grubun özel durumlarına göre şekillendirilmiştir.
Yukarıda görüldüğü gibi Batı’da Tıbbi Sosyal Hizmetler alanında yaygın bir biçimde uygulanmakta olan manevi bakım hizmetlerinin çok ileri boyutta olduğu görülmekte, dünyadaki çalışmalara paralel olarak ülkemize, milli ve manevi değerlerimize uygun bir manevi bakım modelinin çizilmesi kaçınılmaz bir gerçeklik taşımaktadır.
6. SONUÇ VE ÖNERİLER
Temiz toplum oluşturmanın en önemli ayağı, muhtemelen ahlâktır. Çünkü insanı sadece maddî öğeler var etmez, insan manevî boyutu da olan bir varlık olduğu için insanî ilişkilerde manevî boyutu yok sayamayız. İnsanın bu manevî boyutunu, inanç ve ahlâk oluşturur. İnsanın bu manevî boyutu görmezden gelinirse, günümüzde örneklerine sıkça rastladığımız yaşanılan çevreyi yaşanmaz hale getiren, cinayet yolsuzluk vb. türden problemlerle karşılaşmamız kaçınılmazdır. Bu yüzden son zamanlarda yaşanan olumsuzlukların üstesinden gelmek için, manevi sosyal hizmetlere ihtiyaç vardır. Ülkemizde giderek artma eğilimi gösteren kan davaları, cinayetler, intihar vakaları, içtimai meselelerin giderek derinleştiğini gösteriyor. Bu gibi vakalar ülkemizde çok daha fazla dikkat çekmekte, sosyolojik ve psikolojik bakış çoğu zaman arka planda kalmaktadır. Sosyal vakalar her ne kadar belirli sebepler çerçevesinde cereyan etse de, toplumların anlayış ve değer sistemlerine göre farklılık arz edebilmektedir. Sosyal bilimlere gereken önemin verilmediği Türkiyemizde içtimai meselelerin derinlemesine incelenmesi ve problemlere çözüm üretilmesi de pek mümkün olamamaktadır. Birçok düşünürün ittifak ettikleri nokta; sosyal bilimleri, her ülkenin kendi sosyokültürel özelliklere göre inşa etmesi gerektiği hususudur. Fen ve teknoloji bilimlerini doğrudan alıp kullanabiliriz; yalnız sosyal bilimleri kendi milli ve manevi değerlerimiz ışığında inşa etme durumundayız. Ne yazık ki bu ışık ihmal edilmekte, problemlerin çözümünde başarı sağlanamamaktadır. Türkiye’de uygulanmakta olan kamuya yönelik sosyal hizmetler revize edilerek, toplumun iç dinamiklerini harekete geçirecek noktaya getirilmelidir. Kendi manevi değerlerimiz gün ışığına çıkartmak, işlerliğini kazandırmakla mümkündür. Bu tespitlerin çizdiği yolda yürümek, sosyal refahı sağlama ve sosyal barış ilkelerini yükseltmek; sosyal hizmet uygulamalarının da manevi unsurlarla zenginleştirilmesini zaruri kılmaktadır.
Dünyada ve ülkemizde etkili sosyal hizmet yapılabilmesi için sosyal değişime uygun, multidisipliner bir anlayışla yeni sosyal hizmet müdahale modelleri geliştirilmesi ve sosyal devlet anlayışına uygun bir şekilde gerekli düzenlemelerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ailedeki sosyal bozulmaları bütün yönleri yönleriyle ele alacak, maneviyatı güçlendirici, koruyucu, önleyici hizmetlerin bir an önce devreye girmesi gerekmektedir. Sosyal yapının hızla değişimi manevi yıkımlara sebep olmakta ve bunun yansımasında da Manevi Destek birimine ihtiyaç doğurmaktadır. Bu sebebiyetle Sosyal hizmetler bünyesinde, kent kültürünün bozulmasını önleyici Manevi Destek Bölümleri oluşturularak; toplumun, grubun, ailenin, bireyin, manevi ihtiyaçları ve sorunları konusunda yeni hizmet modelleri geliştirilmelidir. Yapısal değişime uğrayan sosyal sorunların karşısında, yerel özellikler göz önünde tutularak yeni sosyal hizmet birimleri üretilmelidir. Modern toplumlarda özellikle ahlaki değerlerden mahrum yaşayan insanların niçin ve hangi gaye için böyle bir toplumda yaşadığı kendi kendine sorgulamaya başlamalarıyla ortaya çıkan yalnızlaşma durumu; ancak toplumun kamu politikalarının manevi sosyal hizmet uygulamalarını ortaya koymasıyla ortadan kaldırılabilir.
Manevi bakım araştırmalarıyla tanınan sosyal bilimci Prof. Dr. Ali Seyyar Hocamızın dediği gibi; Sosyal Hizmet Kurumları’nda sosyal sorunların yıkıcı etkisini azaltabilmek için insana bütüncül açıdan yaklaşan ve maddi-manevi tüm gereksinimlerine duyarlılığı arttırıcı Manevi Sosyal Hizmet uygulanması gerekmektedir.
SONNOTLAR
1 ICF : International Clasification of Furetioning, Disability and Health - Hastalığın ve Engelliliğin Uluslararası Sınıflandırılması).
2 http://www.mariecurie.org.uk/downloads/healthcare/spiritual_booklet.pdf , Spiritual_Religious Care, (Son Erisim Tarihi: Mayıs 2005).
4 Şuara Süresi 42/ 30
KAYNAKÇA
Aydın, A.; (2003). Çocuğu Kanser Olan Annelerin “Aile Yükü”nün Belirlenmesi, Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Yayınlanmamış Doktora Tezi, İzmir.
Aydın, Bedi; (2006). Öğrenilmiş Çaresizliğin Yordanması Ve Yaşam Başarısı İle İlişkisi [Kitap]. – (s.l). : Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi-188820.
Akt. Seyyar; (2008). Koenig, Harold G; Michael E. Mc Cullough and David Larson; Handbook of Religion and Health; Oxford: Oxford Universty Pres.
Baldacchino D, Draper P; (2001:833-841). Spiritual coping strategies: a review of the nursing research literature, Journal of Advanced Nursing, 34 (6).
Başbakkal, Zümrüt; (2005). Spiritüalite ve Hemşirelik, 3. Uluslararası- 10.Ulusal Hemşirelik Kongresi; İzmir.
Bayık, A., Ergül, S.; (2004:37-44). Hemşirelik ve Manevi Bakım, Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 8(1).
Bradshaw, A.; (1994). Lighting the lamp: the spiritual dimension of nursing care.Scutari, London.
Burnard, P.; (1990). Learning human skills: an experiential guide for nurses, 2nd edn. Heinemann, Oxford.
Callister, L.C., Matsumura, G., Bond, E., Mangum, S.; (2004:160-165). Threading Spirituality Throughout Nursing Education, Holistic Nursing Practice.
Camiü-s Sağir;(2002). C.3; Yeni Asya Neşriyatı; İstanbul; No: 2167 ve No: 2169).
Carson VB; (1989). Spiritual dimensions of nursing practice. WB Saunders, Philadelphia.
Coyle J; (2002:589-597). Spirituality and health: towards a framework for exploring the relationship between sprituality and health, Journal of Advanced Nursing,37 (6).
Çetinkaya B, Altundağ S, Azak A; (2007:47-50) Spiritüel bakım ve hemşirelik ADÜ Tıp Fakültesi Dergisi 8(1).
Ergül Şafak, Bayık A,; (2004). Hemşirelik ve Manevi Bakım, Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, Cilt:8, Sayı:1: 42.
Ergül, Şafak; (2005). Hemşirelik Eğitiminde Maneviyat Ve Manevi Bakım Kavramları Nerede? Ne zaman? Nasıl?, 3. Uluslararası 10. Ulusal Hemşirelik Kongresi Özet kitapçığı, 7-10 Eylül, İzmir.
Ewen M. M.; (2004). Analysis Of Spritüality Content in Nursing Textbooks, Journal Of Nursing Education: 43.
Gürol, G.; (2004). Spiritüel Bakım, Ege Üniversitesi Hemşirelik Esasları Govier I (2000) Spiritual care in nursing: a systematic approaach, Nursing Standard, (14)17:32-36
Hardy A.; (1979). The spiritual nature of man. Clarendon Pres, Oxford.
Harrison J, Burnard P.; (1993). Spirituality nature of man. Clarendon Pres, Oxford.
Hay D.; (1987). Exploring iner space; cientist and religious experience. Mowbray, London.
Herth, K.; (1990). Fosterng hope in terminally ill people. Journal of Advanced Nursing 15: 1250-1257
Knowles M; (1980). The modern practice of adult education, from Pedagody to Androgogy, Chiago: Follett.
Karagöz, İsmail; (1996). Kuran’a Göre Musibetler Açısından İnsan ve Toplum, Çelik Yayınevi, İstanbul.
Kongar, Emre; (2007). Sosyal Çalışmaya Giriş, Sabev Yayınları, Ankara.
Kostak, M.; (2007). Hemşirelik bakımının Spiritüel boyutu. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi 6, 105-115.
Kula, Naci; (2005:114). Bedensel Engellilik ve Dini Başa Çıkma, Dem Yayınları, İstanbul.
Kula, Naci; (2004). Engellilere Verilecek Tebliğ ve İrşat Hizmetleri, Din Bilimleri Akademik Araştırma Dergisi, Cilt 4, Sayı 4: 17-45
Kula, Naci; (2000). Bedeni Özürlülerin Din Eğitiminde Dikkat Edilmesi Gereken Psikolojik Hususlar, Gençlik Dönemi ve İsav Tartışmalı İlmi Toplantılar Dizisi, Ensar Neşriyat, İstanbul.
Levin, Jeff; (2002). God, Faith and Health; Exploring the Spirituality-Healing Connection; Published By: John Wiley & Sons, Inc.
Macquarrie, J.; (1972). Existentialism Penguin, Harmondsworth.
McCullouhg, M. Hoyt; (2000: 211-222). WT; Larson, DB; Koenig, HG; Thoresen, C. Religious involvement and mortality: A meta-analytic review; Health Psychology 19; Narayanasamy A 1994. Spiritual care and mental health competence. İn: Thompson A, Mathias P (Eds) Lyttle’s mental health and dissorder. Bailliere Tindall, UK.
Oldnall A ; (1996). A critical analysis of nursing: meeting the spiritual needs of patients, Journal of Advanced Nursing, 23:138-144.
Öz, F. ;( 2003). Sağlık Alanında Temel Kavramlar, Hacettepe üniversitesi Yayınları.
Pesut, B.; (2002:128-135). The Development Of Nursing Students’ Spirituality And Spiritual Care-Giving, Nurse Education Today.
Renz Monika; (2003). Grenzerfahrung Gott. Spirituelle Erfahrungen in Leid und Krankheit; Herde spektrum.
Rogers, M; (1989). Nursing: As science of unitary human beings. In: Rhiehl-Sisca, J, ed Conceptual models of nursing practice. Appleton and Lange, Norwalk pp 181-188
Sartre, J; (1973). Existansiyalizm and humanism. Methuen, London.
Shelley AL, Fish S; (1988). Spiritual Care; The nur’s role. Inter Varsity Pres, Illinois.
Seyyar Ali; (2007). Sosyal Hizmetlerde Manevi Bakım, Şefkatli Eller Yayınları, Ankara.
Seyyar, Ali; (2007). Sosyal Hizmetlerde Bakım Terimleri (Ansiklopedik sözlük); Şefkatli eller Yayınları, Manevi İhtiyaçlar, Ankara.
Seyyar, Ali; (2010:283). Tıbbi Sosyal Hizmetlerde Manevi Bakım; Rağbet Yayınları; İstanbul.
Seyyar, Ali; (2008). Tıbbi sosyal hizmetlerde Manevi Bakım, ; Rağbet Yayınları; 2.Baskı:38.
S (1986) Developing and using a nursing model. In: Kershaw B,Salvage J Eds. Models for Nursing pp 39-46. John Wiley, Chichester.
Şeker, Aziz; (2008:95). Sosyal Çalışma Mesleği, Sabev Yayınları, Ankara
T.C.Anayasası; (1982). m.5.
Tuncay, Tarık; Kronik Hastalıklarla Baş etmede Tinsellik; Sağlık ve Toplum Dergisi, 17(2): 13-20.
Walach H.; (2005: 17). Spiritualitat als Ressource. Chancen und Probleme Eines Neuen Forschungfeldes. EZW-Texte 181.
Williams, L.; (2003). Culture_Spirituality As An Integrated Concept Pediatric Care, The American Journal Of Maternal/Child Nursing, 39-43
2828 Sayılı SHÇK Kanunu; (01.09.2009).
5378 Sayılı Özürlüler Kanunu; (2005)

