BAKIM SÖZLÜĞÜ
(Alfabetik Sıralamaya Göre)
Kaynak:
Seyyar, Ali; SOSYAL HİZMETLERDE BAKIM TERİMLERİ (Ansiklopedik Sözlük); Şefkatli Eller Yayınları; Ankara; Temmuz 2007; (332 sayfa)
A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z
A
Aceze Evi: (Bkz. Dâru’l-Aceze).
Acil Bakım Hizmetleri: (Bkz. Acil Tıp Teknisyeni).
AEDL-Bakım Modeli: Monika Krohwinkel tarafından geliştirilmiş bir bakım modelidir (“13 Aktivitaeten und Existentielle Erfahrungen des Lebens”, yani “13 Aktivite ve Hayatî Önem Arz Eden Tecrübeler Odaklı Bakım Modeli”). // Açıklama: Dünya Sağlık Teşkilatının “Dört Safhalı (Basamaklı) Model” yapısını aynen alan Krohwinkel, çerçeve modelindeki bakıma ait paradigmalarını şu şekilde ifade etmiştir: a) Aktiviteler ve hayata ait önemli tecrübelerin bağımsızlık, huzur (kendini iyi hissetme hâli), sağlık ve hayat kalitesi üzerindeki etkileri; b) Bakım hizmetlerinde bakım süreçleri; c) Bakıma muhtaç kişi hakkında tutulan dosyalar (bakım tutanakları); d) Çalışma organizasyonu (Bakım Yönetimi). Krohwinkel, diğer bakım modellerinde de görüldüğü gibi, muhteva yönüyle benzer bir şekilde dört ana konsept (tasarım, paradigma) belirlemiştir: a) İnsan (Bakıcı ve bakıma muhtaç kişi); b) Çevre (Kişiyi etkileyen bütün iç ve dış faktörler: Hayat; Sağlık; Hayat Kalitesi); c) Sağlık ve Huzur; d) Bakım ile ilgili süreçler. (Bkz. Aktivite Alanları; Bakım Modeli).
Ağır Özürlü: Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı % 50’nin üzerinde olduğu tespit edilen özürlülerden; beslenme, giyinme, yıkanma ve tuvalet ihtiyacını giderme gibi öz bakım becerilerini yerine getirmede, kendi başına hareket etmede veya iletişim kurmada zorluk ya da yoksunluk yaşadığına ve bu becerileri başkalarının yardımı olmaksızın gerçekleştiremeyeceğine tıbbî olarak karar verilen kişidir. (16.07. 2006 tarih ve 26230 sayılı “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” m. 4). (Bkz. Engelli; Bakıma Muhtaç Özürlü; Öz Bakım).
Akıl Bozuklukları (Akıl Hastalıkları): Aklî ve(ya) ruhî yönden hasta olma hâlleridir. // Hukukta medenî hakların kullanma şartlarından biri olan mümeyyizliği (temyiz edebilme kabiliyeti: iyiyi kötüden ayırabilme) kaldırıcı fizyolojik unsurlardan biri. // Düşünce, davranış ya da ruhî durum değişiklikleri ile üzüntü ve(ya) işlev azalmasının birlikte görüldüğü anormal sağlık durumudur. // Sebepleri: 1.) Hazırlayıcı Sebepler (Soya çekim; Tipoloji; Yaş; Cinsellik; Irk, Gebelik; Çocukluk; Meslek uyuşmazlığı; Stres; Mevsimler; Hapis hayatı; Savaşlar; Kötü hayat şartları vb.). 2.) Meydana Çıkarıcı Sebepler (Enfeksiyon, vitaminsizlik, travma, frengi ve beden hastalıkları gibi organik ve fizikî faktörler; Duygusal ve psiko-sosyal faktörler). // Türleri: 1.) Nevrozlar. 2.) Psikozlar. // Yorum-Tespit: Ruhsal bozukluk, davranış bozukluğu veya ruh hastalığı ifadeleriyle eş anlamlı olarak kullanılan psiko-nevrotik reaksiyonlar, kişilik bozuklukları ve kronik beyin sendromlarını da kapsadığı için, bu hastalığın klinik belirtilerini ortaya koymak mümkündür. Ancak, akıl bozuklukları, belirli süreli bir yardımla giderilebilecek hafif depresyon ya da anksiyete atağından daha ciddî bir sağlık sorunudur. Tedavi edilebilir bazı akıl bozuklukları, kişide travma meydana getiren bir olaydan hemen sonra ya da ortalama altı hafta sonra ortaya çıkmaktadır. Deprem, sel baskını gibi tabiî âfetlerden ya da iş kazası, ölümcül hastalık, trafik kazası, işten atılma, saldırıya uğramak, tecavüz edilmek, işkence görmek gibi hayatımızın herhangi bir döneminde karşılaşabildiğimiz ve hayatımızı derinden etkileyen olaylar sonrasında depresyon ve akıl bozuklukları her yaşta görülebilir.
Akıl Hastalıkları: (Bkz. Akıl Bozuklukları).
Akıl Hastası (Ruhsal Özürlü; Ruh Hastası): Değişik sebeplerle ruhî ve aklî özelliklerinde, hayatın gereklerine uyamayacak düzeyde devamlı olarak beceri ve fonksiyon kaybı gösteren, normal dışı davranışlarda bulunan, birbirine zıt düşünce ve fikirlerde, akıl ve mantıkla bağdaşmayan görüş beyanlarında bulunan genelde değişik derecelerde bakıma muhtaç kişidir. // Açıklama: Akıl hastası insanlar, genelde psiko nevrozlar (nevrotik hastalar) ve psikozlar (akıl hastaları: şizofren; paranoit) olarak iki grupta incelenmektedir.
Akıl Sağlığı Yönetimi: Akıl sağlığı sorunu olan işçinin, bu sorununun işçi ve işveren üzerindeki etkilerini en aza indirmek ve bu tür bir sorun sebebiyle işten kalan işçinin yeniden üretime kazandırılması için ilgili hizmetlerin, kişilerin, tekniklerin ve malzemenin etkili bir biçimde kullanılması için geliştirilen sistemdir.
Akıl ve Ruh Sağlığı: Akıl-ruh hastalıklarının herhangi birisine yakalanmama durumudur. // Akıl sağlığı, aklın üretken olması ve faydalı bilgiler ortaya çıkarabilmesi, değişen şartlara uyum sağlayabilme becerisi ve kültürel farklılıklardan kaynaklanan karşıtlıklarla başa çıkabilmek ile değerlendirilen başarılı bir performans sergilemesiyle ortaya çıkan bir durumdur. // Açıklama: Akıl sağlığından bahsedebilmek için, akıl-ruh hastalığının olmaması, kendi başına yeterli değildir. Kişi; hayatının bütün alanları ile aynı ölçüde başa çıkabiliyor ve bu alanlarda mesuliyet üstlenebiliyor olmanın getirdiği bir iyilik hâli hissedebilmelidir. // Gerek ferdî, gerekse toplumsal alanda akıl sağlığının korunması ve desteklenmesi, sağlıklı bir psikolojik gelişmeye imkân sağladığı için, sosyal devletlerin görevleri arasındadır. Akıl ve ruh sağlığının korunmasına yönelik çalışmaların başında, kişinin özerkliğine önem verme, stres yapan etmenlere karşı mücadele etme, akıl hastalıklarına yol açan risk etmenlerini belirleme ve bunların etkisini azaltma, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı yaygınlaştırma, sosyal hizmetler kapsamında manevî duygulara önem verme gelmektedir.
Akıl: Gözlemleyerek, düşünerek, tefekkür ederek, mukayese yaparak, hayal ederek, eğitim alarak veya nasihat dinleyerek, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayırt edebilecek derecede elde edilen zihnî kabiliyetlerin, anlama ve kavrama becerilerinin bütünüdür. // Arapça “ikal”, yani “bağlamak” kökünden gelen akıl, soyut-somut şeylerle mantıkî, doğru, isabetli ve kabul edilebilir bağlantı kurma becerisidir. // Akıl, zekâda olduğu gibi, biyolojik ve zihnî işlem kapasitesinden ziyade, pratik hayatta zihnî faaliyette bulunma eğilimi, nesneler ve fikirler arasında faydalı bağlantı kurma yeteneğidir.
Akraba: (Bkz. Bakıcı Aile Fertleri).
Aktif Bakım: Bakım kalitesinin korunması ilkesi doğrultusunda ve bireysel (şahsî) bakım plânları ekseninde bakıma muhtaç kişilerin mevcut güç kaynaklarını (potansiyellerini) de dikkate alarak, kişilerin olabildiğinde bağımsızlığını sağlamaya yönelik bakım uygulamalarıdır. // Bütüncül bakım anlayışına uygun bir çerçevede bakıma muhtaç kişinin günlük hayatta aktif ve mutlu olmasını sağlayan etkin ve esnek bakım hizmetleridir. // Fizik tedavi, ayak bakımı, konuşma ve meşguliyet tedavisi gibi bakıma muhtaç kişinin hareketini ve birine bağımlı olmadan yaşamasına yardım edecek hizmetlerdir. // Mahiyeti: Aktif bakım hizmetlerinin mahiyeti (hedefleri, içerikleri, nitelikleri ve(ya) faydaları) kısaca şunlardır: 1.) Kişinin, haricî bakım hizmetlerine daha az ihtiyaç duyması sağlanmaktadır. 2.) Kişiye, kendi kendine yeterli olabilmesi yönünde destek verilmektedir.3.) Kişiye, kendi kendine yardım edebilmesi yönünde yardım sunulmaktadır. 4.) Sosyal yoksunluk (yalnızlık) içinde olması giderilmektedir. 5.) Psikolojik yetersizlikler azaltılmakta ve özgüven düzeyi artırılmaktadır. 6.) Bedenî-fizikî yetersizlikler azaltılmakta ve bakım ihtiyacının-külfetinin (ve dolayısıyla bakım maliyetinin-giderinin) düzeyi düşürülmektedir. 7.) Bakım süreçlerinin tâkibi yapılmakta ve kalite sağlanmaktadır. // Aranan Şartlar: Aktif bakımın temini için aranan şartlar şunlardır: 1.) Aktif bakım hizmetleri çerçevesinde gerektiğinde hekimlerin tavsiyeleri doğrultusunda tıbbî (palyatif) tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarında kişiye sosyal-tıbbî bakım desteği sağlamak. 2.) Aktif bakım hizmetlerinde toplam kalite anlayışını gerçekleştirebilmek için, başta sosyal hizmetler olmak üzere diğer bilim dallarının uygulamalarından da yararlanmak (Örn. sosyal güvenlik, tıp, sosyal psikoloji, sağlık psikolojisi, gerontoloji, geriatri, ilahiyat, beslenme, eczacılık vb.). 3.) Bakıma muhtaç kişinin bireysel özelliklerine ve bakıma muhtaçlığa yol açan faktörlere göre (Örn. hastalık, sakatlık, yaşlılık), bakım plânı çerçevesinde kişi odaklı acil veya uzun dönemli tedbirler programı hazırlamak ve bunları profesyonelce uygulayabilmek. Bir başka ifadeyle, standart bakım modellerini, bakıma muhtaç kişinin özel durumuna göre ayarlayabilmek ve kişinin bireysel özelliklerine uygun bakım plânı tasarlamak. 4.) Bakıma muhtaçlara tanınan sosyal hakları ve bununla ilgili kanunî düzenlemeleri (mevzuatı) bilmek ve kişiye yardımcı olmak maksadıyla danışmanlık hizmetleri sunmak. 5.) Bakıcı aile fertlerini bakım plânına dâhil etmek ve onlara fizikî-manevî destek sağlamak. 6.) Bakım plânına göre uygulanan bakım hizmetlerinin etkisini değerlendirmek ve gerektiğinde bakım plânını, yeni şartlara göre revize etmek. // Hedef: Aktif bakım, kişinin belli bir derecede bağımsız olmasını, yani, en azından belli bir seviyede kendine bakabilmesini amaçlamaktadır. // Yöntemler: Sosyal bakım hizmetlerinde aktif olarak başvurulan yöntemler şunlardır: 1.) Bakım plânı ve mevcut durumdan yola çıkarak, güç kaynaklarının aktif hâle getirilmesi sağlanmaktadır. 2.) Bakım hizmetlerinde bağımlılık hissi vermekten veya bağımlılığı artırıcı uygulamalardan ziyâde refakatçilik anlayışını geliştirmek ve(ya) kişiye (ancak ihtiyaç duyması hâllerinde) gerektiği kadar destekçi olmak. 3.) Kişinin bireysel yeteneklerini geliştirici uygulamalara ağırlık vermek. 4.) Danışmanlık ve rehberlik hizmetleri çerçevesinde kişinin hareket kabiliyetinin veya özgüvenin artırılması yönünde sürekli olarak motive edici sözler sarf etmek. 5.) Kişiye, güç kaynaklarının rolünün ve öneminin idraki içinde olması yönde telkinde bulunulmaktadır. 6.) Kişinin iç huzuru ve saadeti için, manevî telkin yolları kullanılmaktadır.
Aktif Yaşlanma: (Bkz. Yaşlanma Modelleri).
Aktivite (Etkinlik): Kişi tarafından günlük normal hayatın akışında gerçekleştirilen veya yerine getirilmesi gereken işlem, görev ve(ya) performanstır. // ICF’ye göre etkinlik, işlevselliğin bir boyutu olarak (bakıma muhtaç) kişi tarafından bir faaliyet veya bir görevin yerine getirilmesidir.
Aktivite Alanları (Etkinlik Türleri): Günlük normal hayatın akışını sürdürebilmek için, kişinin değişik alanlarda ifa etmesi gereken görev ve faaliyetlerdir. // Tasnif: Faaliyet alanlarını dört ana grupta tasnif etmek mümkündür: 1.) Beden Temizliği. 2.) Beslenme. 3.) Hareket Edebilirlik. 4.) Ev İdaresi. // AEDL Bakım Modeli’nde Aktivite Alanları: AEDL Bakım Modeli kapsamında bakım ihtiyacının ve boyutunun değerlendirilmesini sağlayan 13 aktivite alanında yer alan etkinlik türleri şunlardır. 1.) İletişim (Görme, İşitme, Duyma, Hafıza): Sinyaller gönderebilme ve alabilme, etkin iletişimin ön şartıdır. 2.) Hareket (Edebilirlik): Hayat, hareketten ibarettir. Hareket, berekettir. Akmayan su, bulanır. Duran-hareketsiz olan insanlar da bulanır. Hayatın tabiatında, hayatiyetin şartları arasında maddeten-mânen durmamak vardır. Kişilerin fizikî ve zihnî bağımsızlığı, özgüven açısından önemlidir. 3.) Hayatî Fonksiyonları İdame Ettirebilme (Nefes Alıp Verme; Dolaşım Sistemi): İdrak, şuur ve azim gibi olumlu hasletler, hayatî fonksiyonların geçerliliği ile mümkündür. 4.) Kendi Kendine Bakım Potansiyeli (Yıkanmak, Taranmak: Kendi kendine bakabilmek, kendine ve başkalarına saygıdandır. Bunu yapamayanlara destek olmak, insanlık borcudur. 5.) Yemek Yemek ve İçmek: Sağlıklı beslenme doğrultusunda yemek alışkanlıklarımız ve kültürümüz korumalıdır. 6.) Tuvalet İhtiyacını Gidermek: Tuvalet ihtiyacını gidermede yardım, kişinin özel-mahrem alanına giren zorunlu-zarurî bir müdahaledir. 7.) Giyinebilmek: Giyinmede kişinin tercih hakkına ve kılık-kıyafet özgürlüğüne riayet esastır. 8.) Dinlenme-Uyuma: Kişinin huzurunu-sağlığını geliştirici temel insanî bir ihtiyaçtır. 9.) Meşguliyet: Zamanı iyi değerlendirmek adına faydalı uğraşlar, hem kişiye, hem de çevreye olumlu katkılar sağlar. 10.) Kendini Kadın veya Erkek gibi Hissetme (Cinsel Anlamda Tutum ve Davranışlar): Bakımdan doğan zorunlu bedenî yakınlaşmalar, yeni sorunlar ortaya çıkarabilir veya mevcut bazı tehlikeleri de körükleyebilir. 11.) Güvenli Yaşama (Zaman-Mekân Oryantasyonu; İlaç Alımı; Karar Alabilme): Kişiye, güven duyduğu ortamda huzur içinde yaşayabilecek imkânlar sunulmalıdır. 12.) Hayatın Sosyal Fonksiyonlarını Sağlama (Beşerî Münasebet, Sosyal Davranış): Bakıma muhtaç kişi, durumu sebebiyle daha çok sosyal ilgiye ve şefkate muhtaçtır. 13.) Hayatî Önem Arz Eden Hayat Tecrübeleriyle Yaşamak (Manevî Güçler-Değerler-İnançlar): Şahsî ve(ya) başkalarının tecrübelerinden yararlanabilen bakıma muhtaçlar, psikolojik olarak hem bakım külfetini azaltırlar, hem de bakım kalitesinin gerçekleş(tiril)mesine yardımcı olurlar. (Bkz. Bakım Modeli).
Aktivite Sınırlılıkları (Etkinlik Kısıtlılıkları): Günlük faaliyetleri (aktiviteleri) yerine getirirken, kişinin karşılaşabileceği zorluklar ve(ya) engellerdir. // Kişinin performansını yerine getirmede karşılaştığı güçlükleri ve sınırlamaları ve(ya) kişinin sağlık şartları bağlamında beklenen şekilde değişik aktiviteleri değişik derecelerde yerine getirememesi hâlidir. (Bkz. Sosyal Katılım Kısıtlıkları).
Alsheimer Hastalığı: Beynin düşünme, hafıza ve dil bölümlerini etkileyen ve kişiyi bakıma muhtaç hâle getiren bir hastalıktır. // Açıklama: Alzheimer hastalığının adı, 1906 yılında alışılmadık bir akıl hastalığından öldüğü düşünülen bir kadının beyin dokusundaki değişiklikleri betimleyen Dr. Alois Alzheimer'dan gelmektedir. Bu değişiklikler bugün Alzheimer hastalığının karakteristik anormal beyin değişiklikleri olarak bilinmektedir. Alzheimer hastalığı yaşlılar arasında daha sıklıkla görülmekle birlikte genç insanlar da bu hastalıktan etkilenebilmektedirler. Hasta, kendini ve beden temizliğini ihmal etmeye başlar. Aklî dengesizlik içinde yaşayan bu gibi hastalar, bazen anî panik reaksiyonu göstermek sûretiyle hayatını tehlikeye sokabilmektedir. Bakımı üstlenen aile fertleri için büyük sabır gerektiren ve tedavisi mümkün olmayan bu hastalığın, yaşlanmanın ve genetik faktörlerin tesiri ile ortaya çıktığına inanılmaktadır. Hastalığın başlangıcı sinsidir ve yıkım genellikle yavaştır. Günümüzde hastalığın sebebi bilinmemekte ve şifası bulunmamaktadır. // Belirtileri: Alois Alzheimer tarafından ilk olarak 1906 yılında tarif edilmiş olan bu hastalığın bazı belirtileri şunlardır: 1.) Hatırlama ve konsantrasyon bozukluğu (zihnî dalgınlık). 2.) Yeni bilgileri öğrenememek. 3.) Cisimleri yanlış yere koyup kaybetmek. 4.) Artan sinirlilik, huzursuzluk ve yerinde duramama. 5.) Kişilik ve sosyal yönden bozulma. // Hasta İle İlgili Sorunlar: Günlük hayat aktivitelerinde yetersizlikler: Beslenme sorunu, inkontinans, giyinme sorunu, ilaçlarını uygun dozda ve zamanında alamama sorunu. 2.) Şahsî becerilerdeki gerilemeye bağlı sorunlar: Tanımama; unutma, kaybolma, sürekli aynı şeyleri sorma, şuursuz dolaşma, şuur bulanıklığı. 3.) Kendine ve çevreye zarar verme: Kızgın davranışlarda bulunma, eşya fırlatma, bağırıp küfretme, tükürme, gece sokağa çıkma, kaybolma. 4.) Sosyal izolasyon ve iletişim bozukluğu: Sürekli aynı şeyleri sorup isteme, içine kapanma, sebepsiz ağlama, yemeği veya ilacı reddetme.
Amatör Bakıcı: Bakıcılık eğitimi almamış, bakım hizmetlerini gönüllü ve parasız olarak olarak yapan kişidir. // Amatör (bilgi ve tecrübenin yeterli olmadığı) bakım hizmetlerini ifa eden bakıcı aile fertleridir. // Açıklama: “İnformal bakıcı” olarak da tanımlanan bakıcı aile fertleri ve(ya) yakınlarının bakımı konusunda değişik ülkeler farklı tanımlar kullanmaktadır. Meselâ Kuzey Amerika ülkelerinde “Caregivers”, Avrupa, Büyük Britanya ve Avustralya’da “Carers”, Hindistan ve diğer ülkelerde “Caretakers” tanımı kullanılmaktadır Türkçemizde, “bakıcı aile”, “bakıcı aile fertleri” tanımlaması ile karşılığını bulan ve temel kaynağını aile bireyleri, akrabaları veya komşularının çoğu kez para karşılığı olmayan, gönüllü olarak, amatör düzeyde vermiş oldukları bakım hizmetlerini ifade etmektedir. // Özellikleri: Çoğu zaman aile bireylerinden oluşan amatör bakıcılar ile profesyonel (meslekî) anlamda eğitim alan (uzman) bakıcılar arasındaki bazı önemli farklılıklar bulunmaktadır. Amatör bakıcılarda görülen temel özellikler ve(ya) vasıflar şunlardır: 1.) Bakıcı ve bakıma muhtaç kişi arasında akrabalık, komşuluk veya dostluk bağı vardır. 2.) Bakım bilgisi, şahsî tecrübeye dayanmaktadır. Eğitim almış olsa dahî, genelde kurs şeklindedir ve çoğu zaman bakıma muhtaç kişinin spesifik özelliklerine yöneliktir. 3.) Gönüllüdür; Ücret almaz, alsa dahî cüzidir. 4.) Bakım görevlerini, büyük duyarlılıkla ve sorumlulukla üstlenirler. 5.) Bakıcı ile bakılan arasında şahsî ilişkilerden veya hukuktan dolayı duygusal boyutlar (alınmalar, üzülmeler, kırılmalar) yoğun olabilmektedir. (Bkz. Bakıcı; Profesyonel Bakıcı).
Amatör Bakım: (Bkz. Amatör Bakıcı).
Anguas: Aşırı kederlenme ve üzüntüden kaynaklanan fizikî ve (ya) ruhî ıstırap ve sancılar. // Felakete uğrama hissi uyandıran, mümkün veya hayalî bir hadisenin zihinde canlandırılmasına yol açan ağır bir psiko-fizik bozukluk. // Bilhassa anneleri tarafından terk edilen çocuklarda böyle bir bozukluk görülmektedir.
Ankilozan Spondilit: Omurga ve omurga ile kalça eklemini bağlayan eklem olan sakroiliak eklemi tutan romatizmal bir hastalıktır. // Özellikleri ve Sonuçları: Bel ağrısı, eklemlerde tutukluk, hareket kaybı, eklemlerde şekil bozukluğu. (Bkz. Kronik Hastalık).
Anksiyete: Klinik bulgu vermeyen ve/fakat kaygı, endişe, manasız korku, takıntılar, panik ataklar, rahatsızlık duygusu ve strese bağlı olarak ortaya çıkan uykusuzluğun ve yorgunluk hâlinin birlikte görüldüğü akıl sağlığı bozukluğu. // Çalışma Hayatında Anksiyete: İşe bağlı anksiyete bozuklukları, işin gereklerinin işçinin kapasitesini aştığı ve işçinin, işin gerekleriyle kapasitesi arasında uyum sağlama imkânına sahip olmadığı durumlarda ortaya çıkmaktadır.
Anoreksiya: Fertlerin, isteyerek kendilerini aç bıraktıkları bir hastalık türüdür. // Organik veya psişik (Örn. Çocuğun sevgiden mahrum olması) sebeplerden dolayı anormal bir iştah kaybı ve özellikle çocuklarda görüldüğü gibi, verilen gıdaları geri çevirmedir. // Yorum: Bu durum, çocuğuna karşı ihmalkâr davranan bir anneyi kaygıya ve telaşa düşürmek için, çocuğun başvurduğu bir çare olarak da yorumlanır.
Anormal (Düzgüsüz; Sapkın; Sapık; Gayri Tabiî): Ortalamadan veya belli bir kuraldan uzaklaşmış olma durumudur. // Belli bir ahlakî-sosyal kaideden belirgin bir biçimde uzaklaşma hâlidir. // Sosyal hayatta alışılmış nizama ters düşme, belli kaidelere uymama ve diğer insanlardan bazı alanlarda farklı olma durumudur (Sosyal Anormallik). // Normal olmayan, normal dışı, standartlaşmış, benimsenmiş-kabul edilen şeylerin dışında olan her şeydir. // Örnekler: 1.) Sosyo-kültürel değerlerin haricinde olan bir şey, anormal olarak değerlendirilir. 2.) Anormal bir davranış biçimi, toplum tarafından onaylanmayan bir davranış türüdür. 3.) Kültürde ortaklaşa kabul edilen normlardan farklı olan, farklı davranan kişiye anormal veya sapkın denir.
Anormal Davranış (Sapık Davranış): Davranışların, anormallik çerçevesinde görülmesi, normal bir hâl almaması veya görüntü vermemesi. // Belirli bir sosyal bağlam içinde yaş, cinsiyet ve statüsüne göre kendisinden beklenenin dışında, genel kabule ters ferdî davranış. // Toplumun inanç sistemine ve(ya) hukuk düzenine ters düşen davranış (Örn.: Suç).
Anormal Davranış Psikolojisi: Toplum değerlerine ters düşen davranışları tanımlayan, araştıran, anlamaya çalışan ve ruhî sebeplerini inceleyen psikoloji dalı. // Kişilerdeki sosyal davranış bozukluğunu inceleyen ruh bilim dalıdır.
Apati (Duyumsamazlık; Duygusuzluk; Lâkaytlık; Lâubalilik): Her türlü haz ve kedere karşı tepkisizlik. // Bir insanda, sosyal grupta veya toplumda nesnelere, hadiselere veya diğer insan, grup ve toplumlara karşı her hangi bir his, ilgi ve coşku uyanmamasına yol açan durumdur. // Sosyal faaliyette bulunmaya sevk edecek her hangi bir ilgi ve dürtünün (muharrik gücün) olmaması hâlidir. //: Türkçe’deki Karşılıkları ve Anlamları: Apatinin karşılığı, daha çok Lâubalilik, Lâkaytlık, Fıkdanı Hassasiyet; Ademi Teessür veya Kayıtsızlıktır. Anlamları: a) Kayıtsız ve aldırmasız bir hâlde bulunma veya gaflet içinde yaşama; b) Bir şey hakkında alâkadarlık göstermeme hâli; c) İntizam, düzen, azim ve gayretten uzak olma; d) Hiçbir şeyi ciddîye almama hasleti; e) Teessür (tesir, kederlenme) altında olmama durumu; f) Hassasiyetin yokluğu veya ölümü.
Aptal: Geri zekâlı. // Ahmak. // Bön. // Zekâ düzeyi 25 ve altında olan zihnî özürlü.
Araç-Gereç Yardımı: Bakıma muhtaç insanın bakımını kolaylaştırmak, şikâyetlerini gidermek ve mümkün mertebe hayatını bağımsız olarak idame ettirebilmesi için, kendisine ve(ya) aile fertlerine araç-gereç yardımının yapılmasıdır.
Arteryoskleroz: Damar daralması hatta damarların kapanmasına kadar yol açan arterlerdeki değişmelerdir. // Açıklama: Damar sertleşmesine yol açan faktörler şunlardır: şeker hastalığı, kan yağının fazla olması, fazla kilo, yüksek tansiyon ve sigara. Bu risk faktörleri, ilaçlarla azaltılabileceği gibi, alışagelmiş yaşama tarzının değiştirilmesi ile felç, kalp enfarktüsü ve bacaklardaki kan dolaşımı bozukluğu gibi bir çok hastalıklar önlenebilmektedir.
Asosyal Davranış (Asosyal Ahlâk; Kötü Ahlâk; Sû-i Hulk; Sû-i Ahlâk): Sû-i Hulk veya Sû-i Ahlâk, kötü ahlâk, ahlâk kötülüğü anlamına gelmektedir, yani dine, edebe, ahlâka, fazilete yakışmayan olumsuz sosyal davranışların bütünüdür. // Sosyal ahlâk esaslarına ters düşen, sosyal dayanışmayı engelleyen genelde toplum tarafından yadırganan ve hoş görülmeyen, umumiyetle asosyal-sorumsuz ve(ya) ahlâken zayıf olan insanlar tarafından sergilenen bütün hâl, hareket, tutum, mizaç, huy veya bununla birlikte dile getirilen nahoş sözler. // Yorum: Asosyal davranış, sonuçta hem asosyal insanı, hem de sosyal çevreyi olumsuz yönde etkiler. Sosyal dayanışma zedeleneceği gibi, güven ortamı da kalkar ve asosyal davranış biçimlerinin yaygınlaşması hâlinde sosyal çözülme baş gösterir.
Asosyal Davranış Biçimleri: Asosyal ve gayrî ahlâkî olarak kabul edilen, genelde eğitim ve terbiye noktasında tam olgunlaşamamış ve asosyal insanlar tarafından icra edilen olumsuz tutum ve davranışların bütünü. // Uygun Olmayan Davranış Türlerinden Bazı Örnekler: 1.) Gıybet. 2.) Heva ve Umursamazlık. 3.) Riya. 4.) Kibir. 5.) Haset. 6.) Kıskançlık. 7.) Tezellül (Alçalma) 8.) Ucb (kendini Beğenme). 9.) Kin. 10.) Düşmanlık. 11.) Şematet (Şamata). 12.) Hicr (Dargınlık). 13.) Tehevvür (Sonunu düşünmeden fevrî hareketlerde bulunma). 14.) Gadr (Ahde vefasızlık) 15.) Hıyanet. 16.) Su-i zan. 17.) Fitne. 18.) Dalkavukluk (Müdahane). 19.) Mükabere (İnatçılık). 20.) Koğuculuk. 21.) İstihza (Alay).. 22.) Tabasbus (Yaltakçılık). 23.) Yalan.
Asosyal İnsan: Toplum değerlerine ve kurallarına uy(a)mayan, belirli ölçüde davranış bozukluğu gösteren, sosyal ahlâk esaslarına riayet etmeyen ve sosyal sorumluluk açısından zayıf bir kişi. // Asosyal Davranış Sergileyen Bir İnsanın Vasıfları: 1) Kibirli, gururlu ve mağrurdur. 2) Fitne ve fesat çıkarır. 3) Koğuculuk (Nemime) yapar, başkaları hakkında su-i zan besler ve bir kimse aleyhindeki sözlerini, ifsat maksadıyla kişiye dolaylı-dolaysız olarak iletir. 4) Gıybet eder. 5) Yalan söyler ve iftira eder. 6) Sosyal çevresini ve özellikle aile efradını gereksiz yere üzer ve onlara psikolojik işkence uygular. 7) Başkalarına karşı sorumsuz ve duyarsızdır. 8) Yaptığı kötülüklerden dolayı vicdan azabı çekmez ve asla pişmanlık duymaz. 9) Muhtaçlara maddî ve mânevî destek yerine onları ya görmez, ya da onlara hor bakar. 10) Sevgiden mahrumdur, kimseye şefkat beslemez ve/fakat haset eder. 11) Hırs ve tamah sahibidir. 12) Başkalarıyla İstihza (alay) eder. 13) Gösteriş (Riya) ve şöhrete önem verir. 14) Cimridir. 15.) Tavırları serttir, gerektiğinde cebir kullanır ve bundan dolayı da pişmanlık duymaz.
Asosyal Kişilik: (Bkz. Asosyal Şahsiyet).
Asosyal Şahsiyet (Asosyal Kişilik): Toplumun kural ve kanunlarına uy(a)mayan, kendini dizginley(e)meyen, çekinme ve kontrol özellikleri olmadan toplum değerlerine ters biçimde davranan psikopatik kişilik türüdür. // Asosyal Kişiliğin Ana Sebepleri: 1) Materyalist-hedonist-ferdiyetçi-egoist eğitim, sosyal çevre, dünya görüşü ve(ya) yaşama tarzı. 2) Yanlış-eksik aile eğitimi sonucunda sosyalleşme sorunları. 3) Haset, kıskançlık ve sosyal çevreye düşmanlık. 4) Mânevî değerlerden uzak olmak ve ruhî yönden kendini geliştirmemek. 5) Mânevî ve insanî duyguları köreltmek ve nefsanî arzuları ön plana çıkartmak. 6) Kendinle ve Yaratanla barışık ol(a)mamak.
Asteni: Genelde psişik uyarım eksikliğinden ileri gelen, zafiyet, hâlsizlik, zihin yorgunluğu şeklinde tezahür eden psiko-organik güçsüzlük.
Astenik Yüz: Görünüm olarak, ince uzun, solgun, zayıf ve keskin yüz hatlarına sahip bir insan tipi. // Özellikleri: 1.) Kafa çevresi küçüktür. 2.) Alın dar ve çekiktir. 3.) Baş, gür saçlıdır.
Aşırı Uyarılma: Organizmanın normal davranışa geçebilmesi için, gerekenden çok fazla uyarılması.
Aşırı Uykuculuk: Sıkıntı ve psikolojik rahatsızlık veren, gerçeklerden çoğu zaman kaçmayı sağlayan aşırı ve denetlenmesi zor olan uyuma arzusu.
Aşırı Uysallık: Yetkili kişilerin istek ve emirlerine karşı aşırı uysallık gösterme ve girişkenlikten mahrum olma durumu.
ATL-Bakım Modeli: Liliane Juchli tarafından geliştirilmiş olan bir bakım modelidir. // Kriterler: Liliane Juchli’nin “Günlük Hayata Ait 12 Aktivite (Aktivitaeten des Taeglichen Lebens: ATL) Modeli”nde yer alan faaliyet alanları (temel ihtiyaçlar-kriterler) ve içerikleri kısaca şunlardır: 1.) Uyanık olmak ve uyuyabilmek (Günün akışına uygun bir biçimde ve ritim içinde denge kurmak). 2.) Hareket (Yürüyebilmek; Uzanabilmek). 3.) Yıkanabilmek-Giyinebilmek (Beden temizliği; Uygun kıyafet). 4.) Yeme-içme ihtiyacını giderebilmek (Yeterli beslenme). 5.) Defi hacet (Tuvalet ihtiyacını gidermedeki düzenleme ve kontrol). 6.) (Uygun kıyafetlerle ve tabiî çevreye intibak etmek sûretiyle) Vücut sıcaklığını düzenleyebilmek. 7.) Normal nefes alıp verebilmek. 8.) Güvence altında yaşayabilmek. 9.) Zaman ve mekânı idrak etmek ve değerlendirmek (Çevre ilişkileri; Tatmin edici uğraşlar). 10.) İnsanî ilişkiler (Şahsî sorumluluk ve vicdanî görevler üstlenebilmek; Derdini ifade edebilmek; Sosyal diyaloglar kurabilmek). 11.) Cinsel ilişkilerde denge. 12.) Hayatın temel gâyesini anlamak (Ahlâk, din ve ölüm gibi konularda sağlıklı tutum ve davranışlar sergileyebilme yeteneği). // Açıklama: Yukarıda örneklerle açıklanan temel alanlarda sorun yaşayanlar, sosyal ve psikolojik nitelikte bakım hizmetlerine ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla, aktivite alanları, hem kişinin bakıma muhtaçlık durumunun (derecesinin), hem de bakım hizmetlerinin boyutunun bir aynasıdır. Bakıma muhtaçlık derecesi, kişinin hayatını idame ettirmesini sağlayan günlük faaliyetlerle sıkı irtibatlıdır. Buna göre (ATL) diye ifade edilen günlük bütün fiilî hareketlerin farklı derecede kısıtlanmış olmasıyla değişik boyutlarda bakıma muhtaçlık durumu ortaya çıkmaktadır. (Bkz. Bakım Modeli).
Ayrımcılık: Belirli bir grubun üyelerinden, ötekiler tarafından elde edilebilen kaynakları veya ödülleri esirgeyen faaliyetlerin bütünüdür. // Çoğu zaman azınlık veya korunmaya muhtaç bir grubun (örn. özürlü gruplarının) üyelerine karşı sergilenen âdil ve eşit olmayan davranışlardır.

