Bakım Terimleri Sözlüğü

 

 

BAKIM SÖZLÜĞÜ

(Alfabetik Sıralamaya Göre)

 

Kaynak:

Seyyar, Ali; SOSYAL HİZMETLERDE BAKIM TERİMLERİ (Ansiklopedik Sözlük); Şefkatli Eller Yayınları; Ankara; Temmuz 2007; (332 sayfa)

 A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z

Ş

Şahsî Alan (Kişisel Alan; Arka Bölge): İnsanın temel ihtiyaçlarından olan şahsî alan, “benlik” ile bütünleşen ve “ben” ile başkalarını birbirinden ayıran mesafedir. // İnsanların, rahatlayabildikleri ve şeklî (biçimsel) olmayan davranışları yerine getirebilecekleri bir alan (arka bölge). // Kişinin, organik ve psikolojik bütünlüğünü sürdürebilmek, mantıklı düşünmeyi artırmak, hayâl etmek, plânlamak, düşünmek, çalışmak, okumak, tefekkür etmek, ibadet etmek, kısacası mahremiyetini korumak maksadıyla, hemen her yerde (Örn.: evde, işte, seyahatte, sinemada, taşıt araçlarında, parkta, ormanda, okulda, işyerinde, piknik alanlarında vb.) sadece kendine ait özel bir alana sahip olmak ve kendisi ile başkaları arasında belirli ve makul bir sınır koymak istemesi. // Şahsî Alanın Sağlanmasındaki Faydalar: 1.) İnsan, şahsiyetini geliştirir. 2.) Özel duygular, inançlar ve düşünceler rahatlıkla yerine getirilir. 3.) Hatıralar canlandırılır. 4.) Huzurlu ortamda insan yalnız başına dinlenir ve stres giderir. 5.) Ruh sağlığını korur. 6.) Sevdikleri ile beraber olur ve sohbet eder. // Şahsî Alanı Etkileyen Olumsuz Çevre Faktörleri: 1.) Küçük konutlar içinde yaşamak mecburiyetinde olan kalabalık aileler. 2.) Büyük şehirlerde aşırı kalabalıklar ve trafik yoğunluğu. 3.) Toplu taşıma araçlarının tıklım tıklım dolu olması. 4.) Çarşıda-pazarda sıkışıklık. 5.) Dar alanda birçok insanın bir arada çalışması-yaşaması-eğitim görmesi.

Şahsî Fark (Kişisel Özellik): Bir insanı, diğerlerinden ayıran herhangi bir sosyo-psikolojik hususiyet.

Şahsî Haller (Kişilik Durumları): Bir insanın doğrudan şahsıyla ilgili olan özel durumlar. // Kişinin Şahsî Halini Oluşturan Unsurlar: Doğum, ölüm, ehliyet, velayet, evlenme, boşanma, nesep, miras.

Şahsî Kapasite (Bireysel Kapasite; Kimlik Kapasitesi): Kişinin, hayat akışı içinde gösterdiği her türlü başarı. // Modern ve rekabetçi bir dünyada yer almak için, kişide olması gereken teknik, kültürel, yani maddî ve manevî beceri, güç, esneklik ve uyum yeteneği gibi psiko-sosyal özellikler. // Kişinin Kapasite Alanları: 1.) İş Kapasitesi: Kişinin, (erken) iş tecrübelerinden ve eğitimden elde ettiği yetenek ve bilgiler. 2.) Sosyal Kapasite: İçinde ailenin de yer aldığı toplum temelli sosyal münasebetlerin gücü. 3.) Kültürel Kapasite: Hayat sürecindeki fırsatların temelini oluşturan aileden geçen kültürel miras.

Şahsî Kimlik: (Bkz. Bireysel Kimlik).

Şahsî Tekâmül: (Bkz. Kişisel Gelişim).

Şahsiyet (Sosyal Kişilik; Kişilik): Bir kimsenin, kendisine mahsus özel bir hâl gösterme hususudur. // Karakter sahibi ve makbul sosyal bir insan olmadır. // Ferdin, oynadığı bütün sosyal rollerin toplamıdır. // İnsanın, başkalarıyla giriştiği veya başkalarına karşı giriştiği sosyal münasebetlerde, faaliyette bulunduğu bütün yollar ve araçlardır. // Bir insanı başkalarından ayıran, kalıtım ve çevre etkisiyle ortaya çıkan, duygu, düşünce ve davranış özelliklerinin tutarlı bütünüdür. // İnsanın, fizikî varlığının ötesinde, onun tüm maddî-manevî varlığı, değerleri, şahsî-psikolojik durumu ve özellikle (müspet) karakteri ve huyudur. // Kişinin çevresiyle olan tüm münasebetlerini belirleyen, onu başkalarından ayırt etmeye yarayan huy, alışkanlık, savunma mekanizmaları ve davranış şekilleri gibi özelliklerin oluşturduğu bütünlüktür. // İnsanın özünü (ruhunu, iç benliğini) koruyan bir kılıftır. // İnsanın yaratılıştan getirdiği mizaç motifleri üzerinde gerçekleşen şuurlu bir karakter inşa sürecidir.

Şahsiyet Analizi (Kişilik Analizi): Ferdin, şahsiyet oluşumunu etkileyen faktörler. // Örnekler: Aile etkinliği; Yer ve vazife faktörleri; Dünya görüşü; Dinî bağlılık, değer ve yargılar; Tecrübeler; Sosyal çevre ve özellikle arkadaş çevresi.

Şahsiyet Bozuklukları (Sosyopatlık; Kötü Kişilik): Ruh veya duygu dünyasındaki dengesizlik ve düzensizliklerdir. // Kişiliğin gelişimi sürecinin herhangi bir safhasında, insan karakterinde veya mizacında ortaya çıkan asosyal, anormal durum ve(ya) olumsuz sapmalardır. // Davranış düzensizlikleri ve duygu uyumsuzlukları veya bozukluklarıdır. // Anormal davranışlar ve gözle görülen rahatsızlıklardır. // Kişinin kültürüne göre beklenenden önemli ölçüde sapmalar gösteren, esneklik ve uyum göstermeyen, ergenlik veya genç erişkinlik yıllarında başlayan ve zamanla kalıcı olan rahatsızlıklardır. // Toplum ve çalışma hayatında işlevsellikte bozulmaya ve genel olarak çevre ile çatışma ve sürtüşmeye yol açan; kendisini çevreye değil, çevresini kendisine uydurmaya çalışan, bilişsel yetilerde, temel duygulanım ve düşünce yapısında belirgin bozulmaya sebep olan bozukluklardır. // Paranoit veya narsistik kişilik özellikleri olan rahatsızlık türleridir. // Açıklama: Kötü insanlar, kendi hasta kişiliklerinin bütünlüğünü korumak ve sürdürmek için, başkalarının ruhsal gelişimini, bu gücü kullanarak yok etmek isterler. İçlerinde, kendilerini her türlü suçlanmanın üstünde gördükleri için, onları suçlayan herhangi birisine saldırmak durumundadırlar. Kusursuz benlik imgelerini korumak için, başkalarını feda ederler. Bu kişiler, aşırıcı kontrolcü, korkak, nevrotik ve iktidar yönden açtırlar. // Belirtileri: Sürekli Öfke; Kızgınlık; Endişe; Korku; Kaygı; Fobiler; Olumsuz duygu ve düşünceler; Ümitsizlik; İç çatışma ve gerginlik; Toplumun değerlerini reddetme; Sorumsuz hareketler; Yalan söyleme; Cinsî sapıklık; Sadist ve mazohist temayüller. // Sebepleri: İrsî, biyo-fizyolojik, psikolojik, ruhî kaynaklı rahatsızlıklar. Çevre şartları. // Bakıcı Personel Açısından Uygun Yaklaşım Yöntemleri: 1.) Kişilik bozukluklarını tedavi etmek kolay değildir. Yani, doğru bir iletişim kurarak, bu kişilerin hastalıklarını tedavi edemeyiz! Ancak doğru bir iletişim yoluyla, hastalıkları esnasında alevlenmeleri önleyebilir, güven ortamı sağlayarak yardım talebinde bulunmasına sağlayabilir ve kişide ve dolayısıyla kendimizde psikolojik rahatlama sağlayabiliriz. 2.) Onlardan sağlıksız davranış tarzlarını bir anda terk etmelerini beklemeyin. 3.) Bireysel ilişkileri ve toplumsal huzuru bozan davranışlarını şahsınıza yönelik algılarsanız üzülür ve öfkelenirsiniz. Bu davranışların kişilik bozukluğundan kaynaklandığını düşünerek kendinizi rahatlatın. 4.) Bu kişiler daha çok çevrelerindekilere rahatsızlık verirler. Feraset ve basiretten yoksundurlar. Bu kişilere hastalıklarını ima edici kelimeler kullanmayın. Ani yüzleştirmelerden kaçının. Aksi takdirde kişiyi daha öfkeli ve kaygılı hale getirebilirsiniz. 5.) Bu kişilerle ilişkilerinizde sıkça öfkelenebilirsiniz. Sakin olmaya çalışın. Sakinleştiğiniz taktirde tekrar iletişime geçiniz. 6.) Alternatif davranış tarzlarını emrederek değil, kabul edildiklerini, anlaşıldıklarını ifade ederek sunun. (Bkz. Narsistik Kişilik Bozukluğu; Paranoya).

Şahsiyet Hakları: Alman hukukçusu Gierke' (1841–1921) ye göre, şahsiyet hakları, hak sahibine kendi şahsiyet sahalarının bir parçası üzerinde hâkimiyet bahşeden, şahsî varlığından istifade ve şahsî kudretini faaliyete geçirme hususlarını bütün insanlara karşı temin eden haklardır.

Şahsiyet Nazariyeleri (Kişilik Teorileri): İnsan şahsiyetinin, kişinin doğuştan getirdiği beden yapısı, beden kimyası, fizyolojik yapı, öğrenme ve hayata optimist (iyimser)-hümanist bakma eğiliminin yanında psiko dinamik, yani şuur altı bastırılmış dürtülerin etkisi gibi değişik faktörlerden oluştuğunu öne süren nazariyeler.

Şahsiyet Psikolojisi (Kişilik Psikolojisi): Bir bütün olarak fertlerdeki kişilik yapısını ve tiplerini inceleyen, kişiye has his, düşünce, tutum ve davranış biçimlerinin temelinde yatan genel yapılarını ve temellerini, psikolojik yöntemlerle bulmaya çalışan bir disiplin. // Şahsiyetin Oluşmasında Aranan Şartlar: 1.) Güven duygusu (Özellikle çocuklarımıza ihtiyaç duyduğumuzu hissettirmek ve çocukların kendi kendilerine güven duyabilmeleridir). 2.) Ruh sağlığının özellikle çocuklarda gelişmesi için, sevgi, şefkat, kabullenme ve ahenkli aile ilişkileri. 3.) Genetik (irsiyet), yani kalıtım yoluyla geçen türlü hastalıklar ve huylar. . 4.) Sosyal çevrenin getirdiği davranış tarzı.

Şahsiyet Testleri (Kişilik Testleri): İnsanın kişiliğini, karakterini ve huyunu ortaya çıkarabilmek, ölçmek ve değerlendirebilmek için, geliştirilen değişik yöntem ve teknikler. // Kişilik Testlerinin Esasları: 1.) Sosyallik, saldırganlık, sosyal mesuliyet, duygusallık gibi ölçmek istenilen kişilik özellikleri belirlenir ve bu özelliklere göre sorular hazırlanır. 2.) Sorular, birçok kişiye uygulanarak denenir ve sağlam normlar elde edildikten sonra daha geniş gruplara yöneltilir. 3.) Testin normları, belirli aşamadan sonra tespit edilir ve standart hâle getirilir. // Şahsiyet testlerinde, zekâ testlerinde olduğu gibi, doğru veya yanlış cevaplar yoktur. Bunun yerine, bu testlerle, insanların çoğunlukla ne yaptıkları veya neyin onlara has olduğu anlaşılmaya çalışılır. // Değerlendirme: Şahsiyet testleri, her ne kadar ilmî yöntemlerle hazırlanıyor ise de, kişilik hakkında sınırlı genel bilgi ve ip uçları vermektedir. Örn.: Elde edilen sonuçları yorumlamak ve kişinin şahsiyeti hakkında sadece bu bilgilere dayanarak olumlu-olumsuz yargıda bulunmak da epeyce zordur. Çünkü teste tâbi tutulan kişi, yanıltıcı veya olmak istediği fakat gerçek hayatta tam teşekkül etmemiş yönünü cevap olarak teste yansıtabilir. Diğer taraftan, bu testler, çoğu zaman farklı kültürlerden gelen veya farklı sosyal çevrede yetişen fertleri, aynı ölçüte göre değerlendirmektedir. Ayrıca, standart testler, insanları belli kişilik kalıplarına koyduğu için, bireysel farklılıkları da mütebariz bir biçimde ortaya koyamamaktadır.

Şahsiyet Testlerinin Çeşitleri: İnsan şahsiyetini belirlemede uygulanan değişik kişilik testleri. // Değerlendirme: Bu tür testlere dayanarak varılan yargılar, görüşme ve diğer testlerden elde edilen verilerle birleştirilerek değerlendirilir. // Türleri: 1.) İlgi Testleri (Kağıt Kalem Testleri): Kişilerin iktisadî, estetik, dinî, siyasî temayüllerini-tercihlerini ve nelerden hoşlandıklarını veya hoşlanmadıklarını ortaya çıkarabilmek ve ilgilerini ölçmek için hazırlan bir test. 2.) Şahsiyet Anketleri (Envanteri): Bu tür bir testte, bir kimseden, çeşitli kişilik özellikleri (hoşgörü, kendini kontrol edebilme, olaylara olumlu-olumsuz bakma gibi), ilgiler, ihtiyaçlar ve sorunlarla ilgili maddelerden, kendisiyle ilgili olanları işaretlemesi istenerek uygulanır. Normal ferlerin cevapları ile anormal-asosyal fertlerin cevapları ile karşılaştırılmak suretiyle geliştirilen özel kişilik anketleri (Örn.: Çok yönlü Minnesota Kişilik Envanteri), daha fazla psikiyatride kullanılmaktadır. Bu özel testler, kişilerdeki anormal ve bozuk davranış eğilimlerini oldukça iyi ölçer. 3.) Projektif Testler. Belirsiz bir uyarı vermek ve bunun yorumlanmasını istemek yoluyla, deneğin iç dünyası, his ve ihtiyaçlarını ortaya çıkmasını sağlayan tekniklerdir. Örn.: a) Tematik Algı Testi: Bu testte deneğe birkaç resim gösterilir (genelde 20 tane). Denekten, bu resimlerde ne gibi bir olayın geçtiği hakkında bir hikaye anlatması istenir. Kişinin, resimdeki karakterlerden biriyle özdeşim kurması mümkün olduğundan, kişi, isteyerek söyleyemeyeceği bir konuyu bu yolla duygu ve isteklerini de belirterek gerçek dünyasını ve şahsiyetini açığa verir. b) Rohrschach Test: Testte tâbi tutulan kişiye, mürekkep lekelerinden oluşturulmuş ve belirsiz-kısmen belirli şekil ve figürler ihtiva eden kartlar verilir. Denekten, birçok biçimlerde yorumlanmaya elverişli olan bu lekelerde ne gördüğünü söylemesi ve anlamlandırması istenir. Fertlere has olan bu cevaplar, önceden hazırlanmış normlara göre değerlendirilir ve neticeler belirlenir.

Şahsiyet Tipleri: Toplum içinde değişik şahsî özellikleri ile tanınan insanlar. // Bazı Şahsiyet Tipleri: 1.) Otoriter Şahsiyet: Katı ve hoşgörüsüz bir bakış açışı ile belirsizliğe katlanamamayı ihtiva eden bir karakteristik (özgül) kişilik özellikleri kümesi. 2.) Otokratik (despotik) Şahsiyet: Emretmeyi ve kişileri yönlendirmeyi meyilli, insanlara, çoğu zaman soğuk ve ilgisiz davranan, fırsatı bulduğunda onlara baskı ve zulüm yapmaktan kaçınmayan bir kişilik anlayışı. 3.) Sosyal Duyarlı Şahsiyet: Kişilere özel âlâka ve sevgi gösteren, kişilere karşı anlayışlı ve sabırlı olan, sosyal sorumluluk ve duyarlılık açısından azamî hassasiyet gösteren bir şahsiyet. 4.) Sosyal Duyarsız Şahsiyet: Toplumun sosyal meselelerine ilgi göstermeyen, bireysel tercihlerini ön plânda tutan, özel hayatına önem veren ferdiyetçi bir şahsiyet. // Prof. Dr. W. H. Sheldon’un Şahsiyet Tipleri: 1.) Mezomorf: Kuvvetli, kasları gelişmiş beden yapısı olan, kaba, gürültücü, ağır beden faaliyetlerine ilgi duyan şahsiyet tipi. 2.) Ektomorf: İnce, uzun beden yapısı içinde, sakin, utangaç ve çekinken kişilik. 3.) Endomorf: Kısa ve tombulca beden yapısı içinde, neşeli, hayatından memnun, arkadaş canlısı şahsiyet tipi.

Şahsiyetçilik (Kişilikçilik; Personalizm): İnsan kişiliğinin temel değerini, her türlü iktidar mecburiyetinin ve sosyal kurumun üstünde tutan öğreti ve tavırdır. // Değerler problemine öncelik veren, dini, insanın en önemli faaliyetlerinden birisi kabul eden, dünyayı bir Yaratan'a inanma zemini olarak gören, esas kaynağını Hıristiyanlıktan ve onun temsilcisi olan Saint (Kutsal; Aziz) Augustin'den alan ve Fransız filozofu Renouvier tarafından geliştirilen felsefî bir doktrindir. // Değerlendirme: Şahsiyetçilik, günümüzde, ahlâkî ve sosyal bakımdan, fertten ayrıldığı mânâda şahsa öncelik tanır ve bu şekliyle o, devletçiliğe olduğu kadar ferdiyetçiliğe da karşıdır. Buna göre, insan hürdür, o, ailenin bir ferdi gibidir. İnsan, sosyal bir varlık olup bir tek aile ve millet olmaya çalışır. Bunun için öteki insanlarla sosyal münasebet kurarak yaşar. Bu görüşte akıl, mutluluğa yönelmek isteğini ifade eder. Personalizmin en önemli temsilcilerinden kabul edilen Mounier'e göre, şahıs her tarifin ötesindedir, beşerî varlığı bir sır gibidir. "Modern dünya, insanı bölüp parçalamıştır. Biz onu yeniden birleştirmek, onda ruh ile bedeni, düşünce ile eserlerini ve aksiyonu kaynaştırmak için uğraşıyoruz." Manevî değerlerin restore edilebilmesi için, insana büyük bir mesuliyet yüklenmelidir. Ancak bu manevî sorumluluk ve gayret içinde olan insan, her çeşit iktisadî, sosyal ve ideolojik sıkıntı ve yabancılaşma şekillerinden kurtulup, hakikî hürriyetine kavuşması mümkündür. Netice itibariyle, şahsiyetçilik, insanı, sürünün varlığında eritmeyip, onu kendi hür iradesi ile bağlandığı inançları, ruhî münasebetleri, şeref (onur) ve haysiyetiyle ve taşıdığı mesuliyetleriyle birlikte ele almaktadır. Necip Fazıl'a göre şahsiyetçilik, "Hakkın en üstün kaza ehliyetini temsil edenleri hâkim kılma dâvâsı"dır.

Şeker Hastalığı (Diyabet): Başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır. // Tipler: 1.) Tip 1 Diyabet (İnsüline Bağımlı Diyabet): Daha çok çocuklarda görülen bu şeker hastalığında pankreasta bulunan ve insülin üreten hücrelerin zedelenmesi ile meydana gelir. İnsülin yetersizliğinden dolayı hastalar, ömür boyu insülin hormonunu dışardan almak mecburiyetindedirler. 2.) Tip 2 Diyabet: Daha çok şişman kişilerde görülen bu hastalıkta dokulardaki insülin alıcılarındaki direnç sonucunda şeker metabolizması bozulmaktadır. (Bkz. Kronik Hastalık).

Şifalı Sular: (Bkz. Sağlık Turizmi).

Şirket Kültürü: (Bkz. Kurum Kültürü).

Şiropraktör: İnsan vücudundaki kemik ve kaslarda meydana gelen bozuklukları elle veya çeşitli aygıtları kullanarak tedavi eden yardımcı sağlık personelidir. // Görevleri: 1.) El, laboratuar ve diğer aygıtları kullanmak suretiyle vücudun yapısal analizini yaparak bozuklukları teşhis etmek. 2.) Yerinde oynayan kemikleri elle düzeltmek. 3.) Masaj tedavisi gereken hastalara belirli sürelerde bu tedavi yöntemini uygulamak. 4.) Eksersizler, diyet ve diğer tedavi türleri ile ilgili hastalara gerekli tavsiyelerde bulunmak.

Şizofreni: Daha çok buluğ çağında ve daha sonra görülen zihnî fonksiyonlarda bozulma, gerçeklerden uzaklaşma ve kişilik yıkılması ile karakterize edilebilen psikolojik bir rahatsızlıktır. // Hayâl kurma, gerileme ve sosyal çevreyle münasebetlerin kopmasının bir sonucu olarak aşırı şiddetteki psikotik bir reaksiyon ve ruhî bir bozukluk ve psikoz türüdür. // “Duyguda çatlaklık” anlamına gelen ve daha çok “şahsiyetin harap olması” şeklinde algılanan şizofreni, gerçeği değerlendirmenin bozulduğu, düşünce, duygu ve davranışlarda anormalliğin ortaya çıktığı ruhî bir rahatsızlıktır. // Özellikleri: Şizofreniye yakalanmış kişiler üzerinde yapılan araştırmalar, bu kişilerin beyinlerinde önemli değişiklikler olduğunu göstermektedir. Bazı beyin bölgelerinde küçülme ve hücrelerde düzensizlikler sık rastlanan bulgular arasındadır. Ayrıca, beyin kan akımının, bölgelere göre dağılımı da bu hastalarda farklılıklar göstermektedir. Belki de bu sebeplerden dolayı, şizofreni hastalarının çoğu, hayatla mücadele gücünü yitirmekte ve ciddî bir depresyona girmektedir. İntiharı tek çare olarak gören şizofrenler arasında intihar girişimi ortalama % 40 ve ölüm oranı ise % 10'dur. // Duygu ve Mantığın Bozulduğunu Gösteren Bazı Cümleler: Şizofren Hastalarının Bazı Halüsinasyon ve Hezeyan Ağırlıklı Sözleri: 1.) “Tarağa uzandığım zaman elim ve kolum hareket ediyor ve ben onları kontrol edemiyorum… Orada oturup hareketlerini izliyorum ve onlar benden bağımsızlar, benle hiçbir ilgileri yok… Kozmik iplerle oynatılan bir kuklayım. İpler çekilince bedenim hareket ediyor ve onu önleyemiyorum.” 2.) ‘Kan vermek istemiyorum. Kanımı alıp, satıyorlar” 3.) “Peki insanlar neden Tanrıya inanır? Evet çünkü ilk önce O insandı, insanın kurtarıcısıdır. Benimle yürür, benimle konuşur. Ve benim anlayışım, birçok kişi aslında kendi kişiliklerini tanımıyorlar. Öyle olmadıkları için, onların hepsi, onların hepsi kendi kişiliklerini tanımıyorlar. Bilmiyorlar ki O, bana öyle geliyor ki, birçoğu onun onlarla yürüdüğünü ve konuştuğunu bilmiyorlar...”.

Şizoid Kişilik: Çevresindeki kişilerden uzak durma ve anormal düşünme gibi özellikler taşıyan şahsiyet bozukluğudur.